Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/11035 E. 2023/1842 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11035
KARAR NO : 2023/1842
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/85 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/85 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/6029 Esas, 2020/8193 Karar sayılı kararıyla;
“a)5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) gereğince belirlenen cezanın 3 yıldan az olması halinde, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (son) bendi cezanın 3 yıla çıkartılması gerekirken, 5 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
b)Katılandan kaynaklanan ve haksızlık içerdiği anlaşılan davranışların ulaştığı boyuta göre haksız tahrik nedeniyle makul oranda indirime gidilmesi gerekirken, (2/3) oranında uygulama yapılarak sanığa eksik ceza tayini,
c)İddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (son) bendi uyarınca ek savunma hakkı tanınmaması nedeniyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
d)Sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilirken Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının gözetilmemesi..”
Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin (son) cümlesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/314 Esas, 2021/291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 1412 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinin (son) fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, alt sınırdan fazla uzaklaşıldığına, haksız tahrik nedeniyle az indirim uygulandığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Çöp dökme meselesinden çıkan tartışmada katılanın hakaret etmesine sinirlenen sanığın yumrukla darp ettiği katılanı yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı ikrar etmiş, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 18.06.2015 tarihli raporunda, 18.06.2015 ”..sağ gözde, burun sırtında, alt göz kapağında yüzeyel cilt sıyrıkları, sol kulak kepçesinde multiple yüzeyel sıyrık ve boyun sağ yanda10 cm’lik yüzeyel kanamalı sıyrık mevcut olup; basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, yüzde sabit ize neden olduğu..” şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ancak gereklerinin kısmen yerine getirilmediği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Hüküm kısmında kazanılmış hak ilkesinin uygulaması sırasında, ”1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin (son) cümlesi” olan uygulama maddesinin ”CMUK. 236/-son” olarak hatalı gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüş;
Sanığın kazanılmış hakkının gözetileceği 30.06.2020 tarihli kararda sonuç cezanın ”1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası” olduğu nazara alınmaksızın, kazanılmış hak nedeniyle “10 ay hapis cezasına” hükmolunarak sanığa eksik ceza tayini hukuka aykırı görülmüş ancak aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Temel Cezanın Tayini Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza alt sınırdan tayin edildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Haksız Tahrik Oranı Yönünden
Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/6029 Esas, 2020/8193 Karar sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere, katılandan kaynaklanıp sanığa yönelen davranışların ulaştığı boyuta göre haksız tahrik nedeniyle makul oranda indirim yapılması isabetli olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması Yönünden
Sanığın yüklenen suçu daha önce hakkında verilen bir başka hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlediği ve bunun yanında somut olayda katılanın zararını karşılamak hususunda bir girişiminin bulunmadığı nazara alındığında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/314 Esas, 2021/291 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.