YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11177
KARAR NO : 2023/5424
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/770 E., 2021/2038 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2021 tarihli ve 2019/780 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/770 Esas, 2021/2038 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay 9 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, takdiri indirim hükmünün uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri
Atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdur ve sanığın resmi nikahlı eşler olduğu, 30.11.2018 tarihinde saat 00.15 sıralarında ailevi meseleler nedeniyle tartıştıkları, tartışma sırasında sanığın mağdurun saçından tutup başını merdivenlere vurmak suretiyle darp ettiği iddia olunan olayda, sanığın alınan savunmasında, eşini darp etmediği, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığın aşamalarda değişmeyen beyanı, mağdurun eşinin kendisini darp etmediğine dair ifadeleri birlikte olmakla tek tanık olan C.K.’ye tüm aramalara rağmen ulaşılamadığı, bu nedenle beyanlarına başvurulamadığı, her ne kadar doktor raporu var ise de atılı eylemi sanığın gerçekleştirdiği hususunda soyut beyan dışında başkaca delil elde edilmediği, şüphe halin mevcut olduğu değerlendirilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı ve yeterli delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile yabancı uyruklu mağdurun 14.03.2018 tarihinde resmi olarak evlendikleri, 30.11.2018 tarihinde gece sayılan zaman dilimi içinde mağdurun soruşturma aşamasında dış dünyadan etkilenmeden alınmış ve samimi bulunan beyanlarına göre, sanığın başka kadınlara gittiği iddiasına dayalı olarak taraflar arasında tartışma çıktığı, tartışmalarının kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın mağdurun başından tutarak vurmaya başladığı ve mağdurun gün aydınlanınca yaptığı şikayete bağlı olarak adli işlem başlatıldığı, aldırılan adli raporu sonucu basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hafif (1) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının tespit edilip, sanık hakkında açılan kamu davasına bağlı olarak yapılan yargılama sonunda yerel mahkemenin 13.01.2021 tarihli kararıyla sanığın yüklenen suçu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, mağdur hakkında 30.11.2018 tarihli …
Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen rapor içeriğinde sol frontalde saçlı deriye uzanan 2 adet dermo abrazyon nazal ekimoz, sol göz altında ekimoz nazal hassasiyet, sol ön kolda ekimoz, sağ dizde hassasiyet, her iki femoral lateralde ekimoz bulunduğu, çekilen nazal grafide fraktür saptandığının belirtildiği, mağdurun 30.11.2018 tarihli emniyette alınan ilk ifadesinde, eşi olan sanığın tartışma sırasında saçından tutup merdivene vurduğu ve darp ettiği yönündeki beyanlarının aksine, yargılama sırasında eşi olan sanığın çocukluk arkadaşı ile görüşmesini istemediği için, eşi evden ayrıldıktan sonra sinirlenip kafasını duvarlara vurmak suretiyle kendi kendisini yaraladığını, arkadaşı …’ın emniyette tercüman olarak bulunduğunu, ne şekilde tercüme ettiğini bilmediğini, eşinin kendisini dövmediğini beyan etmiş ise de olayın hemen sonrasında sıcağı sıcağına alınan ifadesinin aldırılan adli raporlarla uyumlu olduğu, 30.11.2018 tarihli tutanak içeriğine göre kavga olayının olduğunun bildirilmesi üzerine mağdurun eşi tarafından darp edildiği yönünde polis memurlarına beyanda bulunduğu ve aynı gün raporların aldırıldığı, sanık ve kovuşturma aşamasında mağdur, mağdurdaki burun kemiği kırığının olaydan yaklaşık 55 gün mağdurun geçirdiği trafik kazasına bağlı olduğunu beyan etmişler ise de Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 09.10.2019 tarihli adli rapor içeriğine göre mağdurun 05.10.2018 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sebebiyle nazal kemik kırığına ilişkin 08.10.2018 tarihinde ameliyat yapıldığı, 05.10.2018 tarihindeki olayda nondeplase ince lineer deplasmansız şekilde kırık mevcut iken 30.11.2018 tarihindeki olayda aynı alanda minimal deplasman gösteren daha ayrıklı bir kırık hattı mevcut olduğu, 30.11.2018 tarihli olayda kişinin maruz kaldığı travma sonucunda nazal kemiğinin kırılmış olduğunun belirtilip bu yöndeki iddia ve savunmaların gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığı, her ne kadar sanık soruşturma aşamasında mağdura tercümanlık yapan komşuları … ve eşiyle husumet yaşadığı, bu nedenle adı geçenlerin mağdurun yönlendirdikleri gibi …’ın yanlış tercüme yaptığını iddia etmiş ise de ilk derece mahkemesinde tanık olarak dinlenilmek amacıyla araştırılan, ancak bulunamayan tercüman …’ın olaya ilişkin bir tanıklığının olmadığı, yalnızca tercüman olarak bulunduğu, bu nedenle dinlenmesine gerek olmadığı, bu tercümanın gerçeğe aykırı beyanda bulunduğuna ilişkin savunmaların cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, tüm belirtilen nedenlerle sanığın kasten yaralama eyleminin sübut bulduğu, aksi yöndeki savunmalara yukarıda belirtilen gerekçelerle itibar edilmediği belirtilmiştir.
2. Soruşturma aşamasında bulunan 30.11.2018 tarihli olay tutanağı, sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
3. Mağdur … hakkında soruşturma aşamasında 30.11.2018 günü saat 13:30 itibariyle düzenlenmiş şema üzerinde mağdurun alın, yüz, kol, diz ve kalça altı bölgelerinden yaralanmış olduğunu gösterir geçici doktor raporu, … Devlet Hastanesince düzenlenen 30.11.2018 tarihli;
“….sol frontalde saçlı deriye uzanan iki adet dermabrazyon, nazal ekimoz, sol göz altında ekimoz, nazal hassasiyet, sol ön kolda ekimoz, sağ dizde hassasiyet, her iki femoral lateralde ekimoz, çekilen nazal grafide fraktür saptandığı” şeklindeki raporu, sanığın aşamalarda mağdurun yaralanmalarının geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak oluştuğu yönündeki savunması üzerine Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca alınmış 09.10.2019 tarihli mağdurun 05.10.2018 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sebebiyle nazal kemik kırığına ilişkin 08.10.2018 tarihinde ameliyat yapıldığı, 05.10.2018 tarihindeki olayda nondeplase ince lineer deplasmansız şekilde kırık mevcut iken 30.11.2018 tarihindeki olayda aynı alanda minimal deplasman gösteren daha ayrıklı bir kırık hattı mevcut olduğu, iki olay
arasında geçen 55 günlük süre zarfında ilk kırığın önemli derecede iyileşme göstermiş olması beklendiğinden 30.11.2018 tarihli olayda kişinin maruz kaldığı travma sonucunda nazal kemiğinin kırılmış olduğunun tıbben kabulü gerektiği, belirtilen yaralamaya bağlı olarak şahsın hayati tehlike geçirmeksizin basit tıbbi müdahaile ile giderilemeyecek ve şahısta saptanan nondeslase lineer nazal kemik kırığının hayati fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu yolundaki doktor raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin; üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, takdiri indirim hükmünün uygulanmasının hatalı olduğuna, sanığın; atılı suçu işlemediğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin mağdurun olayın hemen sonrasında sıcağı sıcağına alınan ifadesi, bu ifadesi ile uyumlu adli raporu ve olay tutanağı ile saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın kastı, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan makul ölçüde uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması yönünden yerinde, yasal ve yeterli gerekçe gösterildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/770 Esas, 2021/2038 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.