Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/1125 E. 2023/3933 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1125
KARAR NO : 2023/3933
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER : Beraat, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar vekilinin ve sanık … müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2018/468 Esas, 2020/316 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müebbet hapis hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı, yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müebbet hapis hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına,
karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2021/590 Esas, 2021/1698 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b. İlk Derece Mahkemesince kurulan sanık … hakkında kurulan hükme yönelik katılanlar vekilleri ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, beraatına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi, sanık … yönünden suçun sübuta erdiğine,
Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi, sanık …’nin suçunun sübuta erdiğine, sanık … hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
Sanık … Müdafinin Temyiz İstemi, suçun işlenmediğine, tasarlamanın bulunmadığına,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’un maktul …’nın oğlu …’a yönelik cinsel eylemleri ve ormandan kozalak toplaması nedeniyle, sanık …’nin de orman bekçisi olan maktulün kendisini sürekli olarak ormanda kaçak odun kesmesinden dolayı ihbar etmesi nedeniyle tarafların aralarında husumet bulunduğuna ilişkin alınan beyanlar, sanık …’un soruşturma aşamasında kollukta müdafii huzurunda alınan ifadesinde maktulü sanık … ile birlikte planlayarak öldürdüklerine ilişkin ayrıntılı ikrarı ve sonraki ifadelerinde maktulün cesedini bulunduktan sonra görmediğini beyan etmesine karşın maktulün vücudundaki izleri ayrıntılı olarak anlatmış olması, her ne kadar sanık …’nin alınan ifadelerinde suçlamaları kabul etmemiş ise de, sanık …’un sanık …’ye iftira atmasını gerektirecek aralarında bir husumetin bulunmaması,

sanıkların soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan ifadelerinin çelişkilerle dolu olması, maktulün ölmeden önce ailesine ve çevresindekilere kendisine bir şey olursa …’den bilinmesini beyan etmesi, sanık …’un olay günü Tokat il merkezine giderek …’ye soba borusu aldığını ve döndüğünde verdiğini, Tokat’a gitmiş olduğu dolmuş şoförünü hatırlamadığını beyan etmesine karşın, tanık …’nin alınan beyanında olayın perşembe günü gerçekleştiğini, olay günü ve ertesi günü sanık …’nin sanık …’u müteaddit defalar araması dikkate alındığında, 11.10.2017 tarihinde sanıkların 13.10.2017 Cuma günü maktulü öldürme konusunda plan yaptıkları, 13.10.2017 Cuma günü sanık …’un sanık … ile iki gün önce planlamış oldukları şekilde olayı gerçekleştirmek üzere buluştukları, yapmış oldukları plan gereği sanık …’nin olay günü sürekli yaylada maktulü takip ettiği, sanık …’un ağaçların arasına saklandığı, maktulün yayla istikametindeki ormanlık alanda sanıklara doğru yaklaştığı esnada sanık …’nin elindeki balta ile maktulün ensesine vurarak maktulü düşürdüğü ve sanık …’un da sanık …’nin yanına giderek maktulü kontrol ettiği, bu esnada sanık …’nin elindeki balta ile maktulün kafasına iki defa daha vurduğu, daha sonra sanıkların maktulü önceden belirlemiş oldukları yaklaşık 400 metre uzaklıktaki dereye çalılıkların arasına götürdükleri, sanık …’nin derenin üstündeki yolda durup maktulü sürükleyerek dereye indirerek gizlediği ve sanıkların olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmakla sanıkların nitelikli kasten öldürme suçunu işledikleri ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanık beyanları, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 15.10.2017 tarihli otopsi tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, kollukça tutulan tutanaklar, sanıkların adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’un, zeka geriliği bulunan maktulün oğlu …’a bir çok kez tecavüzde bulunduğu, cinayet olayından bir kaç gün önce …’un bunu babasına bildirmesinden sonra maktul ile sanık … arasında tartışma ve kavga olayı olduğu, sanık …’un cinsel saldırı olayının ortaya çıkmasından ve bu sebeple maktul ile kavga etmesinden dolayı rahatsız olduğu, tek başına veya suç ortağı veya ortakları ile maktulü öldürmeye karar verdiği, olay günü orman bekçisi olan maktulün ormana girdiğini görünce takip ederek önce baltayla kafasına vurup yere düşürdüğü veya düşürdükleri daha sonda da boğarak öldürdüğü veya öldürdükleri, cesedin öldürüldüğü yerden sürüklenerek bulunduğu mevkiye götürüldüğü, bu şekilde sanık …’un nitelikli kasten öldürme suçunu işlediği kanaatine varılarak istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Sanık … ikrar içeren savunmasında suç ortağı olarak sanık …’nin ismini verdiği, sanık … hakkında da müsnet suçtan kamu davası açılmış ve sanık …’un suçu tek başına işlememiş olabileceği düşünülmüş ise de; sanık …’nin soyut nitelikteki atfı cürmü kabul etmemesi, sanık …’un Niksar Sulh Ceza Hakimliğinde verdiği 02.03.2018 tarihli ifadesinde; öldürme şekliyle ilgili olarak tek kişinin yapamayacağı bunu başka biri ile birlikte işlemiş olacağı iddia edildiğinde kollukta verdiği ifadede sanık … ile birlikte işlediğini söylediğini, … ile maktul arasında husumet bulunduğunu, bu nedenle ifade verirken sanık … ile birlikte işlediğini söylediğini beyan etmesi, sanık …’un varsa asıl suç ortağı veya ortaklarını korumak için hakkında soruşturma yapıldığını bildiği sanık … ismini vermesinin mümkün olması nedeniyle sanık …’un beyanlarına bu yönüyle itibar edilmemiş, sanık …’nin suça katıldığına ilişkin sanık …’un soyut nitelikteki atfı cürmü dışında kesin delil bulunmaması, katılanların iddialarının ise tahmin niteliğinde beyanlar olması nedeniyle sanık … yönünden şüphe bulunduğu sonuç ve

kanaatine varılarak sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile beraatine karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Cumhuriyet savcısının, sanık … yönünden suçun sübuta erdiğine, katılanlar vekilinin, sanık …’nin suçunun sübuta erdiğine, sanık … hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık … müdafinin, suçun işlenmediğine, tasarlamanın bulunmadığına yönelen temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın ikrar içeren müdafi eşliğinde soruşturma aşamasında alınan savunması ile saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını aldığı ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin saptandığı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunduğu, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanık …’nin atılı suçu işlediğinin yargılama boyunca dinlenen tanıkların beyanlarının tahmine dayalı ifadeler olması ve sanık …’un beyanında geçen ifadelerin ise maddi ve şüpheden uzak deliller ile desteklenmediği anlaşıldığından sanık …’nin atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2021/590 Esas, 2021/1698 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca, katılanlar vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.