YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11251
KARAR NO : 2023/201
KARAR TARİHİ : 01.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 08.09.2014 tarihli ve 2014/14537 Esas, 2014/28286 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KD-2022/98797 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık hakkında kurulan hükümde, tekerrüre esas alınan Keşan Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2011 tarihli ve 2011/253 Esas, 2011/477 Karar sayılı kararının suç tarihinden sonra 29.09.2016 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmünün uygulanmaması gerektiği ve lehe hükümlerin uygulanması talebi olan ve adli sicil kaydında suç tarihi itibarıyla sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen seçenek tedbirlerin, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin hatalı olarak mükerrir kabul edilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verildiğinden bahisle onama ilâmının kaldırılması ve … (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.10.2013 tarihli ve 2013/394 Esas, 2013/696 Karar sayılı kararının bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci fıkrası;
“Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.”,
5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası;
“Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.”
Şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi gerekmektedir. Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinin sonucu olarak; mükerrir sanık hakkında, sonraki suç nedeniyle
kanun maddesinde seçimlik ceza olarak hapis veya adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunması, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve hükümlü hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerekmektedir.
2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Keşan Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2011 tarihli ve 2011/253 Esas, 2011/477 Karar sayılı ilâmı ile iftira suçundan verilen 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteli 10 ay hapis cezasına ilişkin hükmünün, suç tarihi olan 07.04.2013 tarihinden sonra Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, 29.09.2016 tarihli ve 2016/1509 Esas, 2016/4921 Karar sayılı kararı ile onanarak 29.09.2016 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka mahkumiyet hükmünün de bulunmadığı gözetilmeksizin, mükerrir kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi hükmünün uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Hatalı olarak mükerrir kabul edilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edildiği, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen seçenek tedbirlerin ve aynı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmakla, adli sicil kaydında suç tarihi itibarıyla tekerrüre esas ilamı bulunmayan ve lehe hükümlerin uygulanması talebi olan sanık lehine anılan hükümlerin uygulanıp uygulanamayacağı hususunda değerlendirme yapılması gerektiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 08.09.2014 tarihli ve 2014/14537 Esas, 2014/28286 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2013 tarihli ve 2013/705 Esas, 2013/807 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.02.2023 tarihinde karar verildi.