Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/11287 E. 2023/1206 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11287
KARAR NO : 2023/1206
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/379 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Mağdur …’e yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
b. Mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 58 … maddesinin üçüncü fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.

2. Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/379 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve 2020/10257 Esas, 2020/15476 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdur …’e yönelik eyleminin “öldürmeye teşebbüs” suçunun unsurlarını oluşturması ihtimali nedeniyle, delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin ve sanık hakkında tekerrrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/3 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Mağdur …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b. Mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.10.2022 tarihli ve 2021/131932 sayılı, düzelterek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, kasten öldürmeye teşebbüs suçunda sübuta, bozma sonrası katılma kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken 4 yıl 2 ay hapis cezasının yaralama suçuna tabi infaz hükümlerine tabi tutulması gerektiğinin gözetilmemesine, suç vasfının hatalı olarak öldürmeye teşebbüs olarak belirlendiğine ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kardeşi mağdur … ve yeğeni …’in müşterek mülkiyetlerinde olan tarlaya, hisseler taksim olunmadan ev yapmaya başladığını görmesi üzerine mağdur … ile tartıştığı, bu tartışmaya mağdur …’in de müdahil olduğu ve sanığın silahtan sayılan dirgen ile mağdur …’in sol göğüs kısmına iki kez vurduğu, mağdur …’in kalp tanponadına sebebiyet veren yaralanma ile yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralandığı, sanığın kardeşi olan mağdur …’i ise sırtına kürek ile vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı kabul edilmiştir.

2. Sanığın suçlamayı inkâr ettiği belirlenmiştir.

3. Mağdurların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

4. Sanığın eylemi neticesinde mağdur …’te meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
a. Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 30.03.2015 tarihli ve 2015/939 sayılı;
“07.07.2014 günü hipotansif şokta olan kişinin kalp yaralanması tanısıyla ameliyata alındığı, perikartta ileri derecede kanama ve hematom görüldüğü, sağ ventrikülde 7mm.lik kesinin primer onarıldığı, 18.07.2014 günü taburcu edildiği…., kalp yaralanmasına neden olan arızasının; Yaşamsal tehlike oluşturduğu, Basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu…”,
b. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 19.09.2014 tarihli ve 2014/2793 sayılı;
“…Kalp tanponadına sebebiyet veren yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu.. “
Görüşlerini içerir raporları dava dosyasında mevcuttur.

5. Sanığın eylemi neticesinde mağdur …’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen Patnos Devlet Hastanesinin, 07.07.2014 tarihli; “Sırt sol tarafında yaklaşık 1 x 10 cm boyutlarında 4 adet laserasyon mevcuttu. Sol kol arka tarafında 3 x4 cm eritem mevcuttu. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” görüşünü içerir adlî raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

6. Olay yeri inceleme raporu, tutanaklar, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdur …’e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tebliğname ve Katılma Kararı Yönünden
Mağdur …’in, bozma öncesi Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinde istinabe suretiyle alınan 21.03.2016 tarihli beyanında şikayetinden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında, bozma sonrası 01.06.2021 tarihli karar duruşmasında şikayetçi olduğuna dair beyanının şikayetten vazgeçmeden vazgeçme niteliğinde olup bunun mümkün olmadığı, bu nedenle katılan sıfatı verilmesine dair ara kararın yok hükmünde olduğu anlaşılmış, bu husustaki Tebliğname’nin düşüncesine iştirak edilmemiş, ayrıca gerekçeli karar başlığında mağdur …’in sıfatının “mağdur” yerine “katılan” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün bir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

2. Eksik İnceleme ve Araştırma Yönünden
Mağdurun olayın akabinde kollukta alınan beyanı ile uyumlu adlî rapor içeriği karşısında, sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile dosyada mevcut deliller ile hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Mağdur …’e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sübut ile Eksik İnceleme ve Araştırma Yönünden
Olay hakkında bilgi ve görgüsü olan mağdur …’in olayın akabinde alınan beyanı ile uyumlu adli rapor içeriği karşısında, sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile dosyada mevcut deliller ile hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılma Kararı Yönünden
Mağdur …’in bozma öncesi Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinde istinabe suretiyle alınan 01.02.2016 tarihli beyanında şikayetinden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında, bozma sonrası 22.04.2021 tarihli celsede şikayetçi olduğuna dair beyanının şikayetten vazgeçmeden vazgeçme niteliğinde olup bunun mümkün olmadığı gözetilmeksizin, mağdurun katılma talebinin kabulüne karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Kazanılmış Hak Uygulaması Yönünden
Bozma ilamı öncesi sanık hakkında neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedildiği, bu hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve sanık aleyhine temyiz bulunmaması karşısında, ceza miktarının sanık lehine 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilerek, netice cezanın 4 yıl 2 ay hapis cezası olarak belirlenmesinde isabetsizlik görülmemiş ancak ceza miktarı bakımından kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken, kanun ve maddesinin 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereğince yürürlükte bulunan “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası” yerine, “5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası” şeklinde gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Suç Vasfı Yönünden
Sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri ve niteliği ile kullanılan dirgenin elverişliliği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğuna dair kabulde isabetsizlik görülmemiş ancak mağdur …’in 04.07.1997 doğumlu olup, suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle, mağdura yönelik eylemin 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 35 … maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen nitelikli öldürmeye teşebbüs suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

5. Vesaire Yönünden
Kabul ve uygulamaya göre de sanığın dirgen ile sol göğüs kısmına iki kez vurması ile mağdurun kalp tanponadına sebebiyet veren yaralanma ile yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralanması karşısında, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek mâkul bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 10 yıl hapis cezasına hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Mağdur …’e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/3 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Mağdur …’e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinin (2-3-4-5) numaralı paragraflarında açıklandığı üzere hatalı olarak katılma kararı verilmesi, kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken kanun maddesinin hükümde yanlış gösterilmesi, suç vasfının hatalı belirlenmesi, kabul ve uygulamaya göre de teşebbüs nedeniyle mâkul ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/3 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatı yönünden sanığın, sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.