YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11314
KARAR NO : 2023/705
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2017 tarihli ve 2014/218 Esas, 2017/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2017 tarihli ve 2014/218 Esas, 2017/280 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen)3. Ceza Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/15935 Esas, 2021/2270 Karar sayılı kararıyla;
“1)Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (son) bendinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2)Olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
3)Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince (bir kat) oranında arttırım uygulanırken, ”2 yıl 12 ay” yerine, hesap hatası yapılarak ”2 yıl” hapis cezasına hükmolunması,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı gözetilerek, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/402 Esas, 2021/1293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; meşru savunmanın varlığına ve haksız tahrik indirim oranının azlığına
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinden önce meydana gelen bir kavga olayı nedeniyle aralarında husumet bulunan tarafların olay tarihinde yolda karşılaştıkları, çıkan karşılıklı kavga esnasında sanığın bıçak ile katılanın sol koltuk altı bölgesine bir kez vurarak hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı ikrar etmiş, görgüye dayalı bilgi sahibi tanığın bulunmadığı görülmüş, katılan hakkında Pendik Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 07.11.2012 tarihli raporda; “..sol axillada 2 cm genişlikte sınırları düzgün derin kesi mevcut olduğu, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilemez olduğu, kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu..” Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasına alınmıştır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri ve 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasına aynı Kanunun 62 nci maddesinin birinci uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanırken, ”3 yıl 1 ay 15 gün” yerine, hesap hatası yapılarak ”2 yıl 13 ay 15 gün” hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine gerekçeli karar bağlığında katılan Ferhat Korkmaz’ın açık kimlik ve adres bilgileri yer verilmemesi mahallinde giderilebilir eksiklik olarak görüldüğünden bozma nedenleri yapılmamıştır.
A. Meşru Savunma
Oluş ve tüm dosya kapsamı, katılan ile sanığın aşamalardaki beyanları, sanığın Pendik Adli Tıp Şubesinin düzenlediği 24.09.2012 tarihli adli muayene raporunda, ”Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif şekilde yaralandığının” tespit edilmesi, katılan hakkında düzenlenen Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta belirtilen adlî raporunun içeriği birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suçta kullandığı bıçağın kullanılış biçiminin ve ölçüsünün saldırıyı sona erdirip tehlikeyi uzaklaştırmaya yeter düzeyde kaldığının kabulünün mümkün görülmediği, sanığın kendisine yönelik saldırıda basit şekilde yaralandığı ancak saldırıya kıyasla daha ağır bir sonuca yol açacak şekilde karşılık verdiği, bu şekilde gerçekleştirdiği eylem nedeniyle ceza sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Haksız Tahrik
Tartışmanın başlangıcına ilişkin olarak tarafların birbirinden farklı beyanlarda bulunması ve ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilememesi karşısında, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/402 Esas, 2021/1293 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.