YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11321
KARAR NO : 2023/4258
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2015/494 Esas, 2019/812 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/1989 Esas, 2021/1909 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, katılanın epilepsi rahatsızlığı nedeniyle yere düşerek yaralandığından sanığın kusuru olmadığına, sanığın eylemi ile katılanın yaralanması arasında nedensellik bağının koptuğuna, temel cezada alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın olay tarihinde saat 22.00 sıralarında arkadaşları olan tanıklar O.G., S.E., A.G. ve M.G. ile birlikte … Çocuk Parkında oturduğu sırada kız arkadaşına mesaj attığını iddia ettiği katılanı arayarak konuşmak için parka çağırdığı, katılanın kısa bir süre sonra parka geldiği, taraflar arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın, katılana eli ile vurması sonucu katılanın aldığı darbe neticesinde dengesini kaybettiği ve kollarını yana açmak suretiyle geriye doğru düşüp kafasını beton zemine çarparak oksipital alanda yaklaşık 3 cm’lik kesi meydana gelecek şekilde yaralandığı, … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 01.08.2015 tarihli adli muayene raporuna göre katılanın kafa kemiklerinde (oksipitalden kafa kaidesine kadar uzanan) kırığa ve beyinde frontal bölgede kontüzyona neden olan yaralanmasının yaşamsal tehlikeye neden olduğu, kırığın hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkilediği, yine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 17.03.2017 tarihli adli muayene raporuna göre katılanda tanımlanan bayılma nöbetlerinin “Post travmatik epilepsi” olarak değerlendirildiği ve olay ile illiyet bağı bulunduğu, mevcut nörolojik tablonun organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu tespitine yer verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın tevilli ikrara yönelen savunmaları, katılan beyanı ve tanık anlatımları, katılanın yaralanmasına ilişkin Özel Bölge Hastanesince düzenlenen 30.07.2015 tarihli, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 31.07.2015 tarihli, … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 01.08.2015 ve 25.08.2015 tarihli, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 17.03.2017 ve 29.03.2018 tarihli adli muayene raporları, tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak sanığın eylemi nedeniyle katılanın yaşamsal tehlike geçirecek ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı olayda birden fazla nitelikli halin birleşmesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine gözetilmeden temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunarak İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılmış ve sanık hakkında temel cezada alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, katılanın epilepsi rahatsızlığı nedeniyle yere düşerek yaralandığından sanığın kusuru olmadığına, sanığın eylemi ile katılanın yaralanması arasında nedensellik bağının koptuğuna, temel cezada alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, sanığın tevilli ikrara yönelen savunmasından kız arkadaşına mesaj atması nedeniyle kızgın olduğu katılana yönelik yaralama eylemini suç işleme kastı ile gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 17.03.2017 ve 29.03.2018 tarihli raporlarından anlaşıldığı üzere katılanda meydana gelen epilepsi rahatsızlığının “Post travmatik epilepsi(tramva sonrası oluşan epilepsi)” olarak tanımlandığı ve sanığın eylemi ile arasında illiyet bağı olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, katılanın yaşamsal tehlike geçirecek ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı olayda birden fazla nitelikli hal ihlali ile suç işleyen sanık hakkında meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine göre temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasında isabetsizlik bulunmadığı, tanıklar O.G., S.E. ve M.G.’nin olaya ilişkin anlatımlarından katılan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem bulunmadığının anlaşıldığı, sanık hakkında kurulan hükümde takdiri indirim yapıldığı, sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 3 yıl 4 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/1989 Esas, 2021/1909 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.