YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11451
KARAR NO : 2023/595
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/535 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı hükmün son cümlesi, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkralar ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2015/535 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin ,04.01.2021 tarihli ve 2020/14853 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararı ile,
“1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ncı maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine ve Ceza Muhakemesi Kanun’un 226 ncı maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanık hakkında, Türk Ceza Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddeleri gereğince verilen hapis cezasının, beş yılın altında kalması halinde cezanın beş yıl hapis cezasına çıkarılması gerektiği gözetilmeden, üç yıl hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayin edilmesi,
3) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.12.2011 gün ve 2011/303 Esas, 2011/946 Karar sayılı ilamının, sanığın yaşının küçük olduğu döneme ait olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 53/1 … maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
“
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/96 Esas, 2021/973 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı hükmün son cümlesi, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükmü kurmaya yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanık ile mağdur olay yeri olan parkta yanlarında tanıklar ……, ve …., olduğu halde bali çektikleri sırada aralarında belirlenemeyen bir nedenden ötürü çıkan tartışmada sanığın, ele geçirilemeyen bıçakla mağduru karın bölgesinden bir kez bıçaklayarak hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Mağdur soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında alınan ilk beyanında kendisini bıçaklayanın sanık olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Tanık ….;. kollukta alınan ilk beyanında sanık ile mağdur arasında ağız dalaşı olduğunu söylemiş, kovuşturma aşamasında ise mağdurun “Beni vurdunuz” diyerek olay yerinden koşarak kaçtığını beyan etmiş, tanık S.D.’nin de sanık ile mağdur arasında tartışma yaşandığını doğrular nitelikte beyanda bulunduğu belirlenmiştir.
5. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin;
a) … Necip Fazıl Şehir Hastanesince düzenlenen 12.07.2015 tarihli;
“KDAY nedeniyle geldiği, delici kesici alet yaralanmasına ait 3×2 cm derin kesi olduğu, hayati tehlikesi olduğu, BTM ile giderilemeyeceği”
b) … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 19.01.2016 tarihli;
” Batın sol alt kadranda 4 cmlik batına nafiz kesici delici alet yaralanmasının;
a)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
b)Basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
c)Vücutta kemik kırığı tarif EDİLMEDİĞİ,
d)Organlardan ve duyulardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde OLMADIĞI”
Görüşlerini içerir adli raporlar dosya arasında mevcuttur.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık aşamalardaki beyanında suçlamayı kabul etmemiş ise de, mağdurun kolluk ile kovuşturma aşamasının bir ve iki numaralı celselerinde, kendisini bıçaklayan kişinin sanık olduğu yönündeki beyanları, tanık M.K.’nin kovuşturma aşamasında alınan mağdurun “beni vurdunuz” diyerek olay yerinden kaçarak gittiği yönündeki beyanı, mağdurun yaralanmasına ilişkin adli raporlar ve sanığın polisin geleceğini öğrenmesi üzerine yanında taşıdığı bıçağı attığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/96 Esas, 2021/973 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.