YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11570
KARAR NO : 2023/2177
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 27. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 03.09.2015 tarihli ve 2014/675 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.160 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
2. … 27. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 03.09.2015 tarihli ve 2014/675 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.11.2021 tarihli ve 2019/4912 Esas, 2021/25873 Karar sayılı kararıyla; ”Basit yargılama usulünün değerlendirilmesi..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2021/1241 Esas, 2022/940 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.160 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İşyeri ile ilgili meselelerden çıkan tartışmada sanığın bıçakla vurarak kardeşi olan katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı kabul etmemiş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiş, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Katip Çelebi Üniversite Devlet Hastanesi’nce tanzim olunan 16.06.2014 tarihli raporda, ”..sağ ve sol kollarda mor renkli ekimozlar, boyunda ekimoz ve morluklar, sol el 1. ve 2. parmaklarda kesi mevcut olup basit tıbbi müdahale ile iyileşir nitelikte olduğu..” tespitlerine yer verilmiştir.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi gerekçesi ile 5237 sayılı Kanunun 29 uncu maddesine göre yapılan indirimin alt sınırdan (1/4) yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde (1/3) oranında uygulama yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A. Sübut Yönünden
Katılanın aşamalardaki beyanlarında, sanığın bıçakla yaraladığını belirtmesi, tanıklar H.A. ve G.A.’nın sanık ile katılan arasında tartışma, hakaretleşme ve hırpalaşma yaşandığına ilişkin ifade tutanakları, katılan hakkında düzenlenen adli muayene raporunun içeriği ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu anlaşılmakla mahkumiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2021/1241 Esas, 2022/940 Karar sayılı kararında eleştirilen husus dışında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.