Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/11619 E. 2023/4729 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11619
KARAR NO : 2023/4729
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2016/102 Esas, 2019/542 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralam suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/653 Esas, 2021/749 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri, ceza miktarına, meşru savunmaya, tekerrür hükümlerinin şartlarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri, suç vasfına, ceza miktarına, haksız tahrike, takdiri indirime ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde Tatvan ilçesi Rahva Mevkiinde bulunan 3 yol kavşağı yakınlarında inceleme dışı katılan … ile sanığın önceki gün aralarında yaşanan tartışma nedeniyle görüşmek amacıyla buluştukları, olaydan haberdar olan katılan … ile haklarında tefrik kararı verilen sanıklar … ve …’in de araçlarıyla ayrı ayrı olay yerine geldikleri, burada taraflara arasında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık ile inceleme dışı sanıklar …, …’in katılanları darp ettikleri ayrıca sanığın ruhsatsız tabancası ile ateş ederek katılanı basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı kabul edilmiştir.

2. Sanığın ikrar içeren savunmaları, katılan ve inceleme dışı katılan … beyanları ile tanık beyanları, uzmanlık raporları, olay yeri inceleme raporu ve genel krokisi, suç tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılan hakkında Bitlis Tatvan Devlet Hastanesinin 03.06.2015 tarihli ve Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 15.10.2019 tarihli raporlarında, sol önkol dorsalde 6×2 cm abrazyon ve 6×3 cm kesi, sol dizde 2×1 cm abrazyon, burunda krepitasyon, sol kalça üst-dışta 0.5×0.5 cm kurşun girişi olduğu, yumuşak doku seyirli ateşli silah yaralanmasının, kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı bildirilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de;
Her ne kadar katılanın yaralanması hayati bir bölgede yer almasa da hayati bölgelere yakın olması nedeniyle meydana gelen tehlikenin ağırlığı, diğer taraftan suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen zarar ve 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi dikkate alındığında, aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 2002/367 Karar sayılı kararı ve bu karar ile uyumlu Yargıtay Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararları uyarınca ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu hâl sanık lehine değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık müdafiilerinin sübuta, ceza miktarına, meşru savunmaya, tekerrür koşullarının oluşmadığına, katılan vekilinin ceza miktarına, vasfa, haksız tahrik koşullarının oluşmadığına, takdiri indirim nedeninin uygulanmaması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suç vasfının kasten yaralama olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı,meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilen cezanın aynı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesine ve hakkaniyete uygun olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin doğru olarak belirlendiği, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, temyize konu ilamın suç tarihi ile tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihi gözetildiğinde tekerrür hükümlerinin şartlarının oluştuğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiğinden anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/653 Esas, 2021/749Karar sayılı kararında sanık müdafiilerince ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.07.2023 tarihinde karar verildi.