Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/11647 E. 2023/1557 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11647
KARAR NO : 2023/1557
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2017 tarihli ve 2014/124 Esas, 2017/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.05.2017 tarihli ve 2017/742 Esas, 2017/1175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3. Hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 26.10.2020 tarihli ve 2020/16749 Esas, 2020/14693 Karar sayılı kararı ile özetle “sanık lehine uygulanan haksız tahrik indiriminin daha fazla yapılması gerektiğinden” bahisle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2020/3354 Esas, 2021/909 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık lehine haksız tahrik ve erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

2. Sanık müdafinin temyiz istemi; sanık lehine meşru savunma yada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna, azami oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın komşuları ile iftar yemeği sonrası bir tesisten ayrılmak üzere yol üzerinde vedalaştıkları, katılanın bu sırada yolun kapandığından bahisle alkollü olmasının da etkisi ile küfür edip yolu açın diye bağırmaya başladığı, bıçakla araçtan indiği, sanık ve yanındakilerin üzerine yürüdüğü, emekli astsubay olan sanığın beylik tabancası ile havaya 2 el ateş ettiği, katılanın küfür etmeye devam edip, “o silahı kalbime sıkmazsan şerefsizsin, karını sinkaf ederim” şeklinde küfürlerine devam ettiği, sanığın önüne eşi …’in geçtiği, katılanın bıçakla sanığın karısına yönelmesi üzerine sanığın önce havaya ardından katılanın ayağının dibine ateş edip kaydettiği isabetle katılanı işlev zayıflaması ve ağır (5.) derece kırık meydana gelecek şekilde yaraladığı, katılandan kaynaklanan haksızlık içeren söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, adli rapor, tutanaklar, yargılama sürecine ait tüm belgeler dosya arasında bulunmaktadır.

3. Hukukî süreç başlığı altında (3) numarada gösterilen bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin; meşru savunma yada sınırın aşılmasına, haksız tahrikin oranına katılan vekilinin haksız tahrike yönelen temyiz istemleri;
Alkolün etkisi ile saldırgan tavırlarda bulunan katılanın, sanık ve yanındakilere yönelik hakaret içeren sözler söylemesi, elindeki bıçağı rastgele sallaması sonrası, sanık tarafından ateş edilerek yaralanmasında; sanık lehine meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı, oluşa ve dosya kapsamına göre haksız hareketlerin katılandan kaynaklandığı, bu bağlamda cezadan 1/4 ila 3/4 oranları arasında indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uygulanırken, haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul oranda indirim yapıldığı anlaşılmakla, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılan vekilinin; erteleme hükümlerine yönelen temyiz istemi;
“Mahkemece sanığın sabıkasız geçmişi ve suç işleme hususundaki eğilimleri nazara alınarak cezasının ertelenmesi halinde, ileride bir daha suç işlemekten çekineceği hususunda yeterli kanaat geldiği” şeklindeki yasal, yerinde ve yeterli gerekçe ile cezanın ertelenmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2020/3354 Esas, 2021/909 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.