YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11665
KARAR NO : 2023/7551
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2020 tarihli 2019/64 Esas 2020/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli 2020/1462 Esas 2021/841 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ceza verilmesi gerektiğinden bahisle suç vasfına, eksik incelemeye ve kararın gerekçesiz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü saat 19:00 sıralarında katılan … ile arkadaşları tanıklar … …, …, … ve …’ın buluşarak birlikte maç izledikleri, daha sonra maç galibiyetini kutlamak için 2-3 arabayla konvoy halinde gezdikleri, mahallelerine döndükten sonra parkta oturmaya karar verdikleri, araçlarını park edip parkın içine gittikleri sırada karşıdan kalabalık bir grubun geldiğini gördükleri, grubun içinde sanık … ile birlikte tanıklar …, …, …, … ve kimliği tespit edilemeyen bir kaç kişinin de bulunduğu, olaydan bir gün önce tanıklar… arasında yaşanan tartışmanın etkisiyle ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belli olmayacak şekilde taraflar arasında kavga başladığı, her iki tarafın da birbirine doğru koşmaya ve kavga etmeye başladığı, ani gelişen bu olayda en arkada kalan katılan …’i sanık …’in yakaladığı, sanık …’in katılan …’in sırt kısmına elinde bulunan bıçağı salladığı, katılan …’in saldırıyı defetmek amacıyla bıçağa eli ile vurması sonucunda bıçağın katılan …’in sol böbrek bölgesine geldiği, katılan …’in “sol flank subkostal bölgede posterior midklavikuler hat ile kesişim noktasında yaklaşık 5 cm lik düzgün sınırlı kesi ve aktif kanama mevcut olacak ” şekilde yaralandığı, katılan …’in bıçaklandıktan sonra kaçarak olay yerinden uzaklaştığı ve arkadaşı tanık …’ın katılan …’i hastaneye götürerek tedavi altına aldırdığı, katılan ile sanık arasında öldürmeye neden olabilecek önceye dayalı husumet bulunmaması, sanığın katılana yönelik kesici delici aletle gerçekleştirdiği darbe sayısının tek olması, her ne kadar olay sebebiyle katılanın yaşamsal tehlike geçirdiği ve olaya bağlı sol böbreğin ameliyatla alınmasının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu sabit ise de; bıçak darbesinin katılan …’in saldırıyı defetmek amacıyla müdahalesi sonucu böbreğine geldiği, sanığın eylemine devam ederek elindeki
bıçakla katılanı öldürme imkanı varken eylemine kendiliğinden son verdiği hep birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu, anlaşılmıştır.
2. İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 11/05/2018 tarih ve 4302 sayılı raporuna göre; ”katılanda meydana gelen ve sol nefrektomiye neden olduğu tanımlanan kesici delici alet yaralanmasının;
1- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2- Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3- Dava konusu olaya bağlı sol böbreğin ameliyatla alınmasının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde OLDUĞU,” belirtilmiştir.
3. Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, olay yeri basit krokisi, görgü tespit tutanağı, CD izleme tutanağı, … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 20.10.2017 tarih ve 2017/21787-21792 sayılı raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 11.05.2018 tarih ve 4302 sayılı raporu, 25.12.2017 tarihli bilirkişi raporu, sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dosya içerisinde bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, taraflar arasında olay öncesinde bir husumet bulunmadığı, ani gelişen kavga ortamında sanığın katılana bıçakla bir kez vurduğu, engel bir durum bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son verdiği anlaşıldığından suç vasfının kasten yaralama olarak tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli 2020/1462 Esas 2021/841 Karar sayılı kararı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.