Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/11894 E. 2023/5039 K. 13.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11894
KARAR NO : 2023/5039
KARAR TARİHİ : 13.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2017/277 Esas ve 2018/434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci

maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2019/521 Esas, 2021/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının ”temel cezanın hatalı olarak alt sınırdan tayin edilmesi” nedeniyle kaldırılması ile; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın meşru savunmada bulunduğuna, hasız tahrik indiriminin fazla oranda uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğuna,

2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; hasız tahrik hükmünün uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanığın, katılanın dayısı olduğu, olay tarihinde katılanın paraya ihtiyacı olduğundan annesi …’den para istediği, annesinin kendisinde para olmadığını ancak daha önce borç para vermiş oldukları dayısından isteyebileceklerini söylediği, birlikte sanığın evine gittikleri, katılanın alacaklı oldukları paradan 5.000 TL para istediği, sanığın para olmadığını söylemesi üzerine katılanın, sanığa hitaben; “Dayı para bulacaksın, bulmazsan bu evi yakarım, bugün sen bittin!” şeklindeki sözlerle tehditte bulunduğu ve sandalye ile sanığa vurarak basit tıbbî müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaraladığı, sanığın parayı öbür dayısından alıp getireceğini söylemesi üzerine katılanın evden çıkıp gittiği, ancak 10-15 dakika kadar sonra sanığa ait ikâmete geri döndüğünde, sanığa yönelik sinkaflı sözlerle hakaretlerde bulunduğu, sanığın tüfek ile ikâmetin dışına dışarıya çıktığı ve katılanı karşıladığı, elindeki tüfek ile önce yere ateş ettiği, daha sonra ayak kısmına doğru 3 kez ateş ettiği, silahtan çıkan mermi ve saçma tanelerinin katılanın ayaklarına isabet etmesi nedeniyle hayatî tehlike geçirecek, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyecek ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı ikrar etmiş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları, tutanaklar, … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 11.02.2016 tarihli raporu dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Meşru Savunmaya İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerekçeleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan tüfeğin kullanılış biçiminin ve ölçüsünün saldırıyı sona erdirip tehlikeyi uzaklaştırmaya yeter düzeyde kaldığının kabulünün mümkün görülmediği, sanığın kendisine yönelik eylemde basit tıbbî müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı ancak saldırıya kıyasla daha ağır bir sonuca yol açacak şekilde karşılık verdiği, bu şekilde gerçekleştirdiği eylem nedeniyle ceza sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmanın mümkün görülmediği, meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suç Vasfı Yönünden
Dosya kapsamında bulunan 23.10.2015 tarihli … Kriminal Polis Laboratuvarı’nın raporuna göre katılana ait tüm svaplarda atış atığına rastlanması ve katılanın pantolonunun sol bacak ön tarafında (4 cm), sol bacak arka tarafında (6 cm), sağ bacak arka üst bölgesinde (9*3 cm) ebatında delinme ve etrafında atış artıkları ile bacakları üzerine dağılmış halde küçük ebatlı muhtelif sayıda delinme tespit edildiği ve atışın yakın atış mesafesinden yapıldığının belirlendiği, katılan hakkında düzenlenen 11.02.2016 tarihli adlî tıp raporunda, sol uyluk ön yüz orta kısım ön yüzde 5×2 cm’lik etraf deriden çökük düzensiz şekilli skar olduğu, sağ uyluk lateral yüz distal kısımda 8×4 cm’lik doku kayıplı skar olduğu, sağ kruris medial yüzde 33 cm’lik ameliyat ile olduğunu belirttiği skar izi olduğu, sol uyluk güdük uç kısımda 22 cm’lik skar izi olduğu, üst kısmında 2 adet 2 cm çaplı skar olduğu, sol uyluk diz üstünden ampute olduğu, yaralanmaların hayatî tehlikeye yol açtığı, duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesine ve ağır (6.) derece kemik kırığına neden olduğunun belirtildiği anlaşıldığından; eylemin atış ve etki gücü yüksek olan av tüfeği ile yakın mesafeden gerçekleştirildiği toplu giriş olması, suçta kullanılan vasıtanın elverişliliği, atış sayısı, isabet alınan bölgedeki yaralanma nedeniyle sol alt ekstremitede ampute meydana gelmesi dikkate alınarak sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası ve 35 … maddesinin ikinci fıkrası gereği hüküm kurulması gerekirken, delillerin takdîrinde yanılgıya düşülerek eylemin kasten yaralama suçunu teşkil ettiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Haksız Tahrik Yönünden
Katılanın sanığa ait ikâmete giderek sanığa hitaben; “Dayı para bulacaksın, bulmazsan bu evi yakarım, bugün sen bittin!” şeklindeki sözlerle tehditte bulunması ve sandalye ile sanığa vurarak basit tıbbî müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralaması, sanığın parayı öbür dayısından alıp getireceğini söylemesi üzerine katılanın evden çıkıp gittikten 10-15 dakika kadar sonra sanığa ait ikâmete geri döndüğünde, sanığa yönelik sinkaflı sözlerle hakaretlerde bulunması üzerine sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında, katılandan kaynaklanıp sanığa yönelen eylemlerin ulaştığı boyuta göre, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi gereği, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” de gözetilerek, ”makul oranda” haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği halde; asgarî (1/4) oranda indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabul ve uygulamaya göre, de;
D. Temel Cezanın Tayini
Suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve birden fazla nitelikli halin bir arada gerçekleşmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesindeki kıstaslar gözetilerek temel cezanın üst sınıra yakın bir oranda belirlenmesi yerine, işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız olacak şekilde makul oranda uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünün (B-C-D) bentlerinde açıklanan nedenlerle suç vasfının hatalı tayini, haksız tahrikin derecesi ve temel cezanın üst sınıra yakın belirlenmesi gerekliliği yönlerinden sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2019/521 Esas, 2021/56 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.07.2023 tarihinde karar verildi.