Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/11959 E. 2023/865 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11959
KARAR NO : 2023/865
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yönünden; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2 nci maddesi ile 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, suçtan zarar gören sıfatının bulunduğu, bu itibarla sanık hakkında açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesi gereği katılma hakkına sahip olduğu, adı geçen Kurum’un, gerekçeli kararın tebliği üzerine kanunî süresi içinde temyiz başvurusunda bulunduğu ve inceleme konusu kamu davasına katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 06.03.2007 tarihli ve 2007/31 Esas, 2007/56 Karar sayılı ve 19.10.2010 tarihli ve 2010/149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararları uyarınca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddeleri gereği kamu davasına katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2016 tarihli ve 2016/23 Esas, 2016/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.02.2017 tarihli ve 2017/47 Esas, 2017/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.02.2017 tarihli ve 2017/47 Esas, 2017/267 Karar sayılı kararının katılan vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/4261 Esas, 2020/3158 Karar sayılı kararı ile özetle 6284 sayılı Kanun uyarınca suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının açılan kamu davasına katılma hakkı verilmemesi gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2021/82 Esas, 2021/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; suç vasfına,
2. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi; suç vasfına, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Sanık müdafiinin temyiz istemi; suç vasfına, eksik incelemeye, ceza miktarına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Uzman onbaşı olarak görev yapan sanık …’ın olay tarihinden 10-12 gün kadar önce yıllık iznini kullanmak için …’ya geldiği, olaydan 1 gün önce ağabeyi Cengiz ile sohbet ederken katılan … ile aralarındaki boşanma davasını konuştukları sırada ağabeyinin kendisine ”bilmediğin şeyler var, yengenin başka bir adamla ilişkisi olduğunu öğrendik” demesi üzerine katılanın ağabeyini aldattığını öğrendiği, olay günü tanık Ebubekir’den emaneten aldığı araçla yengesi olan katılanın ikametinin bulunduğu sokağa gittiği, ilk önce araçtan inmeden şoför camından elindeki tüfekle katılana doğru bir el ateş ettiği, bu atışın katılanın sağ koluna isabet etmesi üzerine katılanın koşarak tanık Kadriye’nin evine girdiği, kapıyı kapatmaya çalıştığı, sanığın kapıyı zorlayarak elindeki tüfekle içeriye girdiği, kapının arkasına saklanmış olan katılana yakın mesafeden iki kez ateş ettiği, katılanın bu kez de sağ göğsünden isabet alarak ağır şekilde yaralandığı, sanığın olay yerinden kaçtığı, ancak aynı gün içinde kolluk güçlerine kendiliğinden teslim olduğu anlaşılan olayda sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

Sanığın savunmalarında yanında bulunan tüfeği ava gitmek için satın aldığını bu esnada henüz katılanın ağabeyini aldattığını bilmediğini, aldatma olayını olaydan 1 gün önce öğrendiğini belirttiği, katılanın beyanlarında sanığı olaydan önceki gün sadece bir kez elinde büyük bir poşetle gördüğünü ifade ettiği anlaşılmakla, 23/10/2015 tarihinden beri …’da olduğu anlaşılan sanığın, geldiği günden beri katılanı takip ettiğine ve elindeki poşetin içinde silah olabileceğine dair tahminden öte bir sonuca ulaşmak mümkün olmadığı, 01.11.2015 düzenlenme tarihli 07.11.2015 tarihinde birliğine katılmak için otobüs bileti alan ve 26.10.2015 tarihinde bankadan konut kredisi kullanan sanık hakkında tasarlamanın şartlarının somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla tasarlama hükümlerinin uygulanmadığı belirlenmiştir.

Sanığın katılanın kendisine hakaret ettiğine dair beyanının , tanık Cengiz tarafından doğrulanmaması, aldatılma olayın bizzat muhatabı olan sanığın ağabeyi Cengiz’in sanığın olaya müdahil olmamasını söyleyerek sanığa kızması, aile fertlerinin bir kısmının bile bilmediği olayın etrafta henüz duyulmadığı açık olduğu, suç tarihi itibariyle yaşadıkları sosyal çevrede oluşan bir dedikodu ortamının oluşmadığı anlaşılmakla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığı tespit edilmiştir.

Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, geçmişi, pişmanlığı gözetilerek hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı belirlenmiştir.

2. Sanığın ikrar içeren savunması, katılan beyanı, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp 2.İhtisas Kurulunca tanzim olunan 13.05.2016 tarihli; “ … Kişide sağ ön kolda, 1 adet sağ göğüs bölgesinde 1 adet olmak üzere 2 adet ateşli silah yaralanması tarif edildiği,
1) Kişide sağ ön kolda büyük damar yaralanmasına,ön kol kemiklerinde açık kırığa,sinir ve tendon hasarına,sağ ön kol kısmi amputasyona neden olan ateşli silah yaralanmasının,
a.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
b.Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
c.Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi
Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını Ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
d.Yaralanmasının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu
2) Kişide sağ akciğerde parankim hasarına neden olan göğüse nafiz ateşli silah yaralanmasının,
a.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
b.Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3) Yüz sınırları içerisinde lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı,
4) Kişinin vücudunda tıbbi belgelerde sağ kolda ve göğüs sağda ateşli silah yaralanmaları tanımlandığı,yaraların bulunduğu yerlerin elbiseli bölge olduğu,atış mesafesi tayininde atış artıklarının elbise üzerinden kalacağının tıbbi bilgiden olduğu dolayısıyla eldeki verilerle atışının bitişik atış mesafesi dışından yapılmış olduğu, ancak kesin atış mesafesi tayin edilmemekle birlikte
sağ kolda geniş defekt olarak tanımlanan yaranın uzun namlulu silahlar için toplu gidiş mesafesi olarak belirtilen 1-2 m dışından yapılmış olduğu, göğüs sağda 5 cm. çapında tek bir defekt olarak tanımlanan yarayı oluşturan atışın ise yine uzun namlulu silahlar için toplu gidiş mesafesi olarak belirtilen 1-2 m dahilinden yapılmış olduğunun kabulü gerektiği ” görüşünü içerir adli muayene raporu dava dosyasına eklenmiştir.

4. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet Savcısının ve Katılan Kurum vekilinin Suç Vasfına Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Suçun tasarlayarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak

saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Kurum Vekilinin Takdiri İndirime Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının, hükmü veren Mahkemenin takdirinde olduğu, nitekim Mahkemece, sanığın yargılama sürecinde gözlemlenen müspet tutumu gerekçe gösterilerek takdiri indirim sebebi uygulanması takdir kılındığından, sanık hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Suç Vasfı
Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen tanık, katılan ve sanık beyanları karşısında, sanığın av tüfeğiyle yakın mesafeden katılana birden fazla kez ateş etmek suretiyle katılanı Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen adli muayene raporunda belirtilen şekilde yaraladığı anlaşılmakla, suçta kullanılan aletin elverişliliği, atış mesafesi ve sayısı, hedef alınan vücut bölgesi ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı nazara alındığında sanığın eyleme bağlı olarak açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun anlaşılması karşısında , hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Haksız Tahrik
Sanığın savunmasında katılanın kendisine hakaret ettiğine dair iddiasının tanık beyanı ile doğrulanamaması ile ağabeyini aldattığına dair iddiasının lehine haksız eylem teşkil etmeyeceğinin anlaşılması karşısında, katılandan kaynaklanan sanığa yönelik haksız saldırı bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması yönüyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Eksik İnceleme ve Ceza Miktarı
Tanıklar ve katılanın soruşturma aşamasında tespit olunan beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin açık bir şekilde beyan edildiği, katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak tanzim olunan Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Adli Tıp Rapor içeriği karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde eksik inceleme ve ceza miktarı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2021/82 Esas, 2021/86 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısınca, katılan Kurum vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu

maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.