Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12170 E. 2023/4913 K. 11.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12170
KARAR NO : 2023/4913
KARAR TARİHİ : 11.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında katılan …’a yönelik basit kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraza tabi olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2021/24 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve anılan hükmün kesinleştiği anlaşıldığından temyiz incelemesi dışında bırakılmıştır.

Sanık hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; ilk derece mahkemesince hükmolunan hapis cezasının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a)

bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2018 tarihli ve 2015/1687 Esas ve 2018/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan Abdulllah’a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2018/1174 Esas, 2020/2802 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan Abdulllah’a yönelik İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının ”katılan hakkında düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemesi, hükümde hesap hatası yapılması, haksız tahrik hükmünün tartışılmaması” nedenleriyle kaldırılması ile; 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 51 … maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine 2 yıl süreyle denetim altına alınmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kendisini savunduğuna meşru savunma halinden yararlandırılması, kabul görmemesi halinde hasız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine,

2. Katılan … vekilinin temyiz sebepleri; hasız tahrik hükmünün uygulanmasının hatalı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Tarafların aynı iş yerinde çalıştıkları ve aralarında önceye dayalı anlaşmazlık bulunduğu, iş yerinde vardiya amiri olan görev yapan tanık … Su..’nin tarafları barıştırmak istediği, sanık yanındayken katılanları telefonla aradığı, her iki katılanın birlikte geldikleri, sanıkla birlikte konuşmak için iş yerinin arkasına gittikleri, katılan …’ın burası kalabalık biraz ileri gidelim demesi üzerine biraz daha ileri gittikleri sırada, ilk haksız hareketin kim tarafından başlatıldığı kesin olarak saptanamayan kavga ortamında tarafların birbirlerine vurmaya başladıkları, sanığın üzerinde bulunan bıçağı çıkararak her iki katılanı da yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık kendisini savunduğunu beyan etmiş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları, tutanaklar, iş yeri kamera görüntülerini içerir CD ve inceleme tutanağı, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nca tanzim olunan 21.04.2020 tarihli rapor dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılanın istikrarlı beyanlarını destekleyen tanık … ..’nin beyanı, iş yeri kamera görüntülerini içerir CD ve inceleme tutanağı, ve katılanın yaralanmasına ilişkin Adli Tıp raporunun içeriğine göre, eylemin sanık tarafından gerekçeleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfı ve yaptırımlarının doğru bir biçimde belirlendiği, olayın başlangıcı ve gelişimi ile ilgili katılan ve sanığın farklı beyanlarda bulunması, kamera görüntülerinin incelenmesinde kavganın başlangıç anına ilişkin net bir görüntünün bulunmaması, … ..’nin, ” tarafları barıştırmak için bir araya getirdiğimde aniden yumruklaşarak kavga etmeye başladılar. İlk kim başlattı göremedim.” şeklindeki beyanına göre, ilk haksız hareketin kim tarafından başlatıldığı belli olmadığından sanık lehine 5237 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi uyarınca (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediği, bıçakla savuşturulmasını gerektirir bir saldırı bulunmadığından meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, Adli Tıp raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2018/1174 Esas, 2020/2802 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Asliye Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2023 tarihinde karar verildi.