YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12195
KARAR NO : 2023/418
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2022/64 Esas, 2022/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/2167 Esas, 2022/2127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın, öldürme kastı ile hareket etmediği dikkate alınmayarak suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Sanığın eylemini meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılması koşulları altında gerçekleştirdiği dikkate alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, haksız tahrik nedeniyle cezadan yapılan indirimin yetersizliğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, … Camii avlusunda kaldığı ve burada kendisine küçük bir yer ayırdığı, olay tarihinde sanığın cami avlusunda bulunduğu sırada maktulün cami avlusuna girerek yere yattığı, sanığın da maktule cami avlusunda yatmanın yasak olduğunu, polis ve cami görevlilerinin izin vermediğini söylediği, bunun üzerine maktulün sanığa; “S.tir git, senin ananı avradını s….!” dediği, sanığın da maktule aynı şekilde sinkâflı küfür ettiği, bunun üzerine maktulün, yanında taşıdığı bıçak ile sanığı sağ bacak bölgesinden basit şekilde yaraladığı, sanığın da cami avlusundan atlayarak yan tarafta bulunan inşaattan sopa alıp cami avlusuna geldiği ve elindeki sopa ile maktulün kafasına ve beline defalarca vurduğu, maktulün, kafasına aldığı darbe neticesinde sendelediği ve elindeki bıçağı düşürdüğü, sanığın yerdeki bıçağı alarak maktulün bacak bölgesine bir kez vurduğu, sesleri duyarak olay yerine
gelen tanıkların olayı yatıştırdıkları ve ambulans çağırdıkları, maktulün kaldırıldığı hastanede tedavisi devam ederken 27.12.2021 tarihinde, künt kafa travmasıyla oluşabilir nitelikte kafatası ve kaburga kemik kırıklarıyla birlikte olan beyin-beyincik harabiyetinden gelişen kafa içi kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucu hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden; sanığın suçta kullandığı sopanın öldürmeye elverişli olması, eyleminde ısrarcı olması ve maktulün bedeninde hedef aldığı kafa ve kaburga bölgelerinin hayatî nitelikte organlara sahip olması ve ölümün bu bölgelere alınan darbeler sonucu gerçekleşmesi nedeniyle sanığın eyleminin, kasten öldürme suçunun kanunî unsurlarını taşıdığının tespitiyle buna göre uygulama yapıldığı saptanmıştır.
Haksız tahrik yönünden; kavganın ilk olarak maktulün sanığa küfür etmesi ile başlaması ve davamında sanığın da maktule küfür etmesi üzerine maktulün sanığı bıçakla basit şekilde yaralaması karşısında etki – tepki arasındaki tahrik dengesinin sanık yararına bozulduğunun kabulüyle sanıkta meydana gelen yaralanmanın niteliği de dikkate alınarak sanık hakkında kurulan hükümde, müebbet hapis cezası için on iki yıldan on sekiz yıla kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik gereği alt sınıra yakın, 17 yıl hapis cezasına hükmedildiği belirlenmiştir.
2. Sanık, olayın başlangıcına ilişkin aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmalarda bulunmuş ve eylemi ikrar etmiştir.
3. Tedavisi sürecinde sağlık durumu elverişli olmayan maktulün beyanları tespit olunamamıştır.
4. Tanıklar ….. ve …..’nin beyanları kovuşturma aşamasında tespit edilmiştir.
5. Maktulün eylemi neticesinde sanıkta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Sağlık Bilimleri Üniversitesi … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adlî Tıp Birimince tanzim olunan, 16.11.2021 tarihli adlî muayene raporunda; “Yüz bölgesinde sağ zygomatik kemik üzerinde sıyrık ve şişlik, sağ bacak dış yüzde 2 cm.’lik süture yüzeyel kesi şeklindeki yaralanmasının, basit tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olduğu,” görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.
6. Maktulün kesin ölüm sebebinin tespitine yönelik Adlî Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan, 21.01.2022 tarihli otopsi raporunda;
“Kişinin ölümünün künt kafa travmasıyla oluşabilir nitelikte kafatası ve kaburga kemik kırıklarıyla birlikte olan beyin-beyincik harabiyetinden gelişen kafa içi kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu”
Görüşü ifade edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfı
Sanığın aşamalarda değişmeyen ve ikrara yönelik savunmalarında, ele geçirdiği sopa ile maktulün kafasına ve vücudunun diğer yerlerine birden fazla kez vurduğunu ifade etmesi ve maktul hakkında tanzim olunan, Olay ve Olgular başlığı altında (6) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen otopsi raporunda açıklanan kesin ölüm sebebi karşısında sanığın eyleme bağlı kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile sanık hakkında bu suç yönünden hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma ya da Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Nedeniyle Beraat İstemi
Başlangıç anına ilişkin görgü tanığı bulunmayan olayda, sanığın olayın çıkış nedenine ilişkin değişmeyen anlatımlarda bulunduğu, buna göre önce maktulün kendisine küfür etmesi üzerine sanığın da maktule küfür ettiği, akabinde maktulün sanığı bıçakla, Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta içeriğine yer verilen adlî muayene raporunda açıklandığı şekilde basit şekilde yaralaması üzerine sanığın ele geçirdiği sopa ile maktulün, kafası dahil vücudunun çeşitli yerlerine defalarca vurarak onu yere düşürdüğü, maktulün yere düşen bıçağını alıp bir kez de bacağına sapladığı, duydukları sesler üzerine olay yerine gelen tanıklardan ……’nun anlatımına göre sanığın, tanıkların polisi ve ambulansı aradıkları sırada yerde yatmakta olan maktule koşup bir kez de tekme attığı ve sanığın eylemleri neticesinde maktulün hayatını kaybettiği anlaşılmakla, maktulün haksız saldırısı karşısında sanığın eyleminde orantılılık ilkesinin bulunmadığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca meşru savunma ve aynı Kanun’un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı eylem nedeniyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Haksız Tahrik
Maktul ile sanık arasında karşılıklı hakaret eylemlerinin gerçekleştirilmesini müteakip maktulün, sanığı bıçakla Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta içeriğine yer verilen adlî muayene raporunda açıklandığı üzere basit şekilde yaralaması karşısında maktulden sanığa yönelik haksız fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elem nedeniyle tahrikin türü ve derecesi gözetilerek müebbet hapis cezası için oniki yıldan onsekiz yıla kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca meşru savunma ve aynı Kanun’un 27 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınıra yakın, 17 yıl hapis cezasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/2167 Esas, 2022/2127 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.
…