Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12250 E. 2023/2366 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12250
KARAR NO : 2023/2366
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/827 Esas, 2016/731 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/827 Esas, 2016/731 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 16.11.2020 tarihli ve 2020/12066 Esas, 2020/16451 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın tekerrüre esas alınan ilamına konu tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması ve sanığın başkaca tekerrüre esas sabıkası bulunmaması nedeniyle, ilama konu suça ilişkin uzlaşma işlemlerinin uygulanması ve sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca 1 yıl denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi ve hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2020/1099 Esas, 2021/787 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; üzerine atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, verilen cezanın kaldırılmasına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdur arasında duygusal arkadaşlık olduğu, mağdurun olaydan önce sanığa ayrılmak istediğini söylediği, olay günü alkollü vaziyette eve gelen sanık ile mağdur arasında bu meseleden tartışma çıktığı, sanığın, mağdurun yüzüne yumruk atmak sureti ile dudakta kesi, sağ dudakta ekimoz, frontalde kesi, burunda kırık, burunda sırtında ekimoz, her iki orbital bölgede ekimoz meydana gelecek şekilde yaraladığı, mağdurun yaralanmasına ilişkin … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 30.03.2016 tarihli adli tıp raporuna göre yaralanmanın yüzde sabit ize neden olduğu, … Devlet Hastanesince düzenlenen 06.10.2015 tarihli adli rapora göre ise burunda meydana gelen kemik kırığının hayati fonksiyonlarını hafif derecede etkilediği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı öncesi kurulan hükümde tekerrüre esas alınan ilama konu “Tehdit” suçunda uzlaşmanın sağlanması nedeniyle hükmün ortadan kaldırılmasına ve kamu davasının

uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas sabıkası bulunmadığından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın eylemi nedeniyle, mağdurun yüzünde sabit iz ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezaya hükmedilirken hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca belirlenen cezanın üç yıl hapis cezasının altında kalması nedeniyle 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca cezanın üç yıl hapis cezasına çıkarılması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuç cezanın doğru olması ve aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Sanığın üzerine atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, verilen cezanın kaldırılmasına, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Sanığın ikrara yönelen savunması, mağdurun aşamalardaki beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikteki mağdurun yaralanmasına ilişkin adli raporlardan sanığın üzerine atılı suçu işlediği ve suçun kanuni unsurlarının oluştuğu anlaşılmış olup hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2020/1099 Esas, 2021/787 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.