YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12336
KARAR NO : 2023/2141
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/167 Esas, 2016/728 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (a) bendi uyarınca 270 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52 nci maddesi ikinci fıkrası 5.400,00 Tl adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/167 Esas, 2016/728 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2020/13957 Esas, 2020/17715 Karar sayılı kararı ile mağdurun yaralanmasına ilişkin alınan raporların yetersiz olması nedeniyle eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi üçüncü fıkrası (e) bendinin uygulanması gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/14 Esas, 2021/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası (a) ve (e) bentleri, 62 nci maddesi birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ancak kazanılmış hakkı gereğince 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi son fıkrası uyarınca neticeten 5.400,00 Tl adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğinden bahisle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahkumiyet durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile şikayetçinin suç tarihinde evli oldukları, olay günü şikayetçinin ikametlerinde bulundukları sırada şikayetçinin arkadaşı tanık Şule’nin geldiği, birlikte çay içmek amacıyla şikayetçinin sobanın üzerinde bulunan çaydanlığı aldığı sırada sanığın çaydanlığa vurması neticesinde sıcak suyun şikayetçinin üzerine döküldüğü ve şikayetçinin yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Şikayetçi soruşturma aşamasında alınan beyanında sanığın kendisini yaraladığını beyan etmiştir.
4. Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü bulunan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Şikayetçi hakkında tanzim olunan adlî muayene raporlarında yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
6. Mahkemece Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2020/13957 Esas, 2020/17715 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, gerekleri yerine getirilmiştir.
7. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, şikayetçi beyanı ile uyumlu tanık beyanı ve şikayetçi hakkında tanzim olunan adlî muayene raporları karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında suç tarihinden önce hükmün açıklanması kararlarına hükmedildiği ve denetim süresinde kasıtlı suç işlediği ve bu hususun Mahkemece değerlendirilerek yerinde ve yeterli gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/14 Esas, 2021/438 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.