YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12354
KARAR NO : 2024/470
KARAR TARİHİ : 22.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gerekçeli temyiz dilekçeleri 7 günlük süreden sonra sunulmuş ise de; hükümde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesi uyarınca bu yönde ihtarın bulunmaması nedeniyle süresinde temyiz sebeplerinin bildirilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; yargılamanın yenilenmesi üzerine verilen kararlar yönünden inceleme yapan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.06.2022 tarihli ve 2019/219 Esas, 2022/400 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması sonrasında verilen karara karşı istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulacağına ilişkin düzenlenme uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu,
294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2018 tarihli ve 2017/910 Esas, 2018/691 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin merci … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/1166 Değişik … sayılı kararının Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2019/11536 Esas, 2019/10213 Karar sayılı kararı ile kanun yararına bozulması üzerine … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/568 Esas, 2019/819 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 5 ay 25 gün hapis cezasının, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği adlî para cezasına çevrilerek sanığın 3.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2019 tarihli ve 2019/568 Esas, 2019/819 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2020/2105 Esas, 2020/8796 Karar sayılı ilâmıyla özetle; katılan ve vekiline kanun yararına bozmadan sonra duruşma günü tebliğ edilmeden yargılama yapılması ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği artırım yerine indirim yapıldığı belirtilerek hükmün karıştırılması nedenleriyle bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2021 tarihli ve 2020/387 Esas, 2021/531 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 5 ay 25 gün hapis cezasının, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği adlî para cezasına çevrilerek sanığın 3.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkındaki temel cezanın alt sınırdan belirlenmemesi gerektiğine, katılanın haksız tahrik oluşturan eylemi olmadığına, sanık hakkındaki sonuç cezanın yetersiz olup adlî para cezasına çevrilmemesi gerektiğine, katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz sebebi; katılandaki kemik kırığının aracın kaportasına elini vurması nedeniyle oluştuğundan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanığın eşi tanık … arasında işyeri kirası nedeniyle dava bulunduğu, sanığın olay günü bu konuyu konuşmak için tanık … ile birlikte katılanın işyerinin olduğu yere gittiği, aracında beklerken katılanın yanına geldiği, aralarındaki tartışmada sanığın katılana vurarak parmağında orta (2 nci) derece kemik kırığı oluşacak şekilde katılanı yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanın sanığın kendisine vurduğunu bildirdiği anlaşılmakla, katılanın sağ el 5. parmak hizasında şekil bozukluğu, hareketle ve palpasyonla … mevcut olduğu, grafide sağ el 5.metakarpta kırık şeklinde tarif edilen yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kırığın hayat fonksiyonlarına etki derecesinin orta (2 nci) derece olduğu görüşünü bildirir adlî muayene raporu, tanıklar … ve …’ın beyanları, kolluk tutanakları ile görüntü izleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
3. Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, katılandaki yaralanmanın sanık tarafından gerçekleştirildiğinin katılanın sanığın kendisine vurduğuna ilişkin aşamalarda değişmeyen beyanları ve bu beyanlar ile uyumlu adlî muayene raporunda belirlenen yaralanma bulgusu ile saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem bulunduğundan haksız tahrik indirimi yapılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, düzeltme nedeni dışında katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmolunmadığı anlaşılmakla, bu husus hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri vekâlet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2021 tarihli ve 2020/387 Esas, 2021/531 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden
aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün mahsus yerine; “katılan … lehine 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.