YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12395
KARAR NO : 2023/4375
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/343 E., 2021/202 K.
SUÇ : Nitelikli şekilde kasten öldürme
HÜKÜM : Beraat / KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/343 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli ve 2020/1020 Esas, 2020/1788 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 … maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize
hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2019/57 Esas, 2019/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli ve 2020/1020 Esas, 2020/1788 Karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/343 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin kararına direnilerek sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebebi sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Müşteki … ile sanık …’nin resmi evlilik olmaksızın 2,5 yıldır birlikte karı-koca gibi yaşadıkları, müştekinin önceki evliliğinden 3 yaşında ve 1,5 yaşında iki çocuğunun bulunduğu, sanık … ile gayri resmi evliliğinden ise olay tarihinden 3 ay önce maktul olan erkek çocuklarının dünyaya geldiği, 18.12.2014 tarihi sabah saat 10:00 sıralarında müştekinin uyandığı, maktulun hareketsiz şekilde yattığını gördüğü, kucağına aldığında nefes almadığını fark ettiği, çığlık atması üzerine sanığın uyandığı ve maktulu kucağına alarak kontrol ettiği, daha sonra dosya tanıklarının üst kattan koşarak aşağıya geldikleri, bebeği kontrol ettikleri, daha sonra ambulansı aradıkları, 112 ekibinin olay yerinde müdahalede bulunduğu ancak maktulun yaşam belirtisi vermediği, maktulün burnunda kurumuş kan bulunduğunu tespit etmeleri sebebiyle kolluk kuvvetlerine bilgi verdikleri ve bu şekilde müdahaleyi sonlandırdıkları, olay yerine gelen kolluk birimleri tarafından araştırma yapıldığı, 18/12/2014 tarihli ölü muayene tutanağında maktulün bacak kısımlarında yanık izlerinin olduğunun tespit edildiği, müşteki …’in olay sonrası alınan ilk ifadesinde maktulün gece hasta olduğunu, istifra ettiğini, sanıkla birlikte ilaç verdiklerini, altını değiştirip yattıklarını, maktulün ölümde herhangi bir ihmal veya kastın bulunmadığını belirttiği ancak olaydan 10 gün sonra vermiş olduğu ifadesinde ise sanığın o gece uyuşturucu kullandığını, kendisinin ağzını ve ellerini bağladığını, tehdit ettiğini, ardından sanığın kendi ağzını maktulün burnuna kapatarak maktülün nefesini çektiğini, maktulün morardığını, ardından sanığın maktulün alt kısım kıyafetlerini çıkararak bacaklarına sıcak su döktüğünü, bebeğin 10-15 dakika ağladığını beyan ederek sanığın eylemleri sonucunda maktulun hayatını kaybettiğini belirtmesi üzerine
soruşturmanın bu yönde devam ettirilerek sanığın ölen bebeğin nefesini içine çekip nefessiz kalmasını sağlaman ve üzerine de kaynar su dökmek suretiyle ölümüne neden olduğu iddiası ile sanık hakkında kamu davası açıldığı, sanığın aşamalarda alınan savunmasında üzerinde atılı suçlamayı kabul etmeyerek olayın gelişimine ilişkin istikrarlı anlatımda bulunduğu, Adli Tıp Kurumu’nun 27.05.2015 tarihli raporunda “…akciğer enfeksiyonu bulunan bebeğin ölümünün yanık sonucu meydana gelmiş olabileceği ancak adli dosyada mevcut annenin ifadesinde babasının ağzı ile … Parsa’nın burnundan hava çekerek nefessiz kalmasını sağladığı, çocuğun bu olaydan sonra yüzü, ayakları ve vücudunun morardığını beyan ettiği cihetle ifadede belirtildiği şekilde bir olayın vukuu bulması halinde bebekte ağız bölgesinde herhangi bir travma bulgusu olmaksızın ölümün meydana gelebileceği bilindiğinden bu ifadenin doğruluğunun kabulü halinde akciğer enfeksiyonu ve yanığı bulunan bebeğin ölümünün asfiksi sonucu meydana gelmiş olabileceği ancak mevcut verilerle bunlar arasında tıbbi ayrım yapılamadığından olayın adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olacağı” kanaatinin belirtildiği, dosya kapsamından müştekinin aşamalarda değişiklik gösteren beyanlarına rağmen sanığın olay gelişimine ilişkin istikrarlı savunmalarda bulunduğu, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, hangi nedene dayalı olarak maktulü öldürebileceğine ilişkin bir anlatımın iddianame kapsamında görülmediği, müştekinin de bu yönde bir iddia yada anlatımının olmadığı, maktul ile sanık arasında öz baba – oğul ilişkisi bulunduğu, sanığın eşi müştekinin önceki evliliğinden olma iki küçük çocuğunun daha bulunduğu, sanık … ailesinin kayınvalidesinin alt katında oturmakta oldukları, sanığın eşi ve çocuklarına karşı herhangi bir şiddet eylemi bulunmadığının beyan edildiği, müştekinin sanığın maktüle sıcak su döktüğünde maktülün ağladığını belan etmesine rağmen üst katta oturan dosya tanıklarının bir ses duymadıkları beyan ettikleri, her ne kadar müştekinin 26.12.2014 tarihli beyanı ve bu beyanla uyumlu adli tıp raporu esas alınarak sanığın maktülü öldürdüğü iddia edilmiş ise de müştekinin yargılama aşamalarında bir çok beyanının bulunduğu, yargılama aşamalarında müştekinin verdiği ifadeler arasında birinin diğerinden üstün olmasını gerektirir bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, nitekim bu mahkeme huzurunda ki beyanında sanığa iftira attığını beyan ettiğinin görüldüğü, ayrıca müştekinin 26.12.2014 tarihli beyanı esas alınarak yapılacak değerlendirmede vücuttaki sıcak su dökülmesi sonucu oluşabilecek yanık izlerinin aile bireylerinden birinin ihmaliyle de gerçekleşebileceği ihtimalinin ortaya çıktığı, bu aşamada da sanık aleyhine tek delilin aşamalarda nedensiz olarak değişiklik göstermesi sebebiyle itibar edilemez olan müşteki beyanı olduğu, tüm bu hususlar ile müştekinin de sanığa iftira attığını ikrar etmesi ve şikayetçi olmaması ayrıca maktülün ölümünden sonra sanık ile ilişkisini sürdürmesi ve hamile kalması göz önüne alındığında diğer tanıklarca doğrulanmayan hiç bir maddi delil ile desteklenmeyen inandırıcılıktan uzak müştekinin çelişkili beyanı dışında sanığın ölene yönelik kasti bir eylemde bulunduğuna ve ölüm sebebinin sanığın eyleminden kaynaklandığına dair kesin ve açık bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanığın hasta olan bir aylık oğlunun bacaklarına kaynar su dökmek suretiyle ölümüne neden olduğu anlaşılan olayda, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/343 Esas, 2021/202 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli ve 2020/1020 Esas, 2020/1788 Karar sayılı bozma kararının, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
20.06.2023 tarihinde Üye …’in hükmün onanması gerektiğine dair karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
18.12.2014 günü 3 aylık …’in öldüğünün kolluğa bildirildiği, yapılan harici muayenede ölen bebeğin vücudunun alt kısmında sıcak su dökülmesi ile oluşabilecek yanıklar bulunduğunun belirtildiği, ilk ifadelerde kimseye herhangi bir kusur izafe edilmediği,
Olaydan yaklaşık 20 gün sonra C.Başsavcılığına müracaat eden bebeğin annesi Müşteki …, kocası olan sanığın nedensiz olarak ölen bebeğinin nefesini içine çektiğini ve üzerine kaynar su döktüğünü beyan ettiği, sonradan ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarında ise kocası sanık ile tartışınca kızgınlıkla ona iftira attığını, sanığın ölene karşı hiçbir eylemi bulunmadığını, eşi ile barıştığını ve halen ondan hamile olduğunu beyan ettiği, sanığın eşi müştekinin önceki evliliğinden olma iki küçük çocuğunun daha bulunduğu, sanık … ailesinin kayınvalidesinin alt katında oturmakta oldukları, sanığın eşi ve çocuklarına karşı herhangi bir şiddet eyleminin bulunmadığının beyan edildiği, Adli Tıp Kurumu Raporunda, akciğer enfeksiyonu bulunan bebeğin ölüm nedeninin tıbben belirlenemediği, Adli Tahkikatla aydınlanması gerektiğinin bildirildiği, bebeğin vücudunun alt bölgesindeki sıcak su yanığının aile bireyleriyle herhangi biri tarafından taksirle meydana getirilmesinin mümkün ve muhtemel olduğu, sanık tarafından kasten meydana getirilmiş olduğuna dair hiçbir makul gerekçe ve neden bulunmadığı, bu itibarla sanığın atılı suçu işlediğine dair müşteki …’in ilk ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarına
aykırı olarak olaydan 20 gün sonra sanıkla tartışması üzerine kızgınlıkla verdiğini söylediği, diğer tanıklarca doğrulanmayan, hiçbir maddi delille desteklenmeyen inandırıcılıktan uzak çelişkili beyanı dışında kesin, açık delil bulunmadığından sanığın beraatine dair Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hükmünün ONANMASI, görüşünde olduğumdan bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayım.