YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12437
KARAR NO : 2023/531
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, Konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
2. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/1285 Esas, 2021/5512 Karar sayılı ilâmıyla;
1-Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nın 35 inci maddesi kapsamında uygulama yapılırken meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak asgariye yakın ceza tayini yerine, hiç isabet almayan olaylarda uygulama olanağı bulunan 9 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2- Dosya kapsamında mevcut delillere göre uyuşturucu madde ticareti suçu sübut bulan katılan sanık …’ın, olay anında ikametinden maket bıçağı alarak …’e saldırdığı, bu suretle katılan sanık …’dan kaynaklanan, süregelen ve haksız tahrik oluşturan davranışların şiddet ve yoğunluğu ile ulaştığı boyut da dikkate alınarak TCK’nın 29 uncu maddesinin uygulaması sırasında, alt sınırdan uzaklaşılarak alt ve üst sınırlar arasında makul ile azami sınır arasında bir indirim yapılması gerekirken asgari oranda indirim yapılarak yazılı şekilde fazla ceza tayini,
3-Cebir kullanılmak suretiyle gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal suçu ile ilgili olarak olayın seyri ve gelişimi gözetildiğinde; …’ın olaydan evvel … ve…’ı tanıdığı, kendi rızasyla evinin kapısını açarak konuşmaya başladığı, sanık …’in …’a ait konuta girmek ya da konuttan çıkmamak gayesi gütmediği, kapı aralığındaki münakaşanın kavgaya dönüşmesi üzerine önce ev sahibi olan sanık …’ın …’i yaraladığı, …’in …’daki falçatayı almak amaçlı müdahale ettiği tarafların birbirlerine karşılıklı fiziksel güç kullandıkları, ani gelişen ve ikametin iç kısmına doğru ilerleyen boğuşma ortamında konut dokunulmazlığını ihlal kastı bulunmayan sanık … hakkında yasal unsurları oluşmayan suç nedeniyle beraati yerine yanılgılı değerlendirme ile mahkumiyetine karar verilmesi,
4- Kabule ve uygulamaya göre de; sanık … hakkında tekerrüre esas alınan Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 14/01/2008 tarih, 2007/92 Esas ve 2008/5 Karar sayılı ilamının infaz tarihi tespit edilerek sonucuna göre TCK’nın 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılması gerektiği,
5-24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2021/143 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminde çektirilmesine; konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Meşru savunmada sınırın aşıldığına,
3. Tekerrür hükümlerinin yasal koşullarının mevcut olmadığına,
4. Sanık hakkında lehe hükümlerin tatbik edilmediğine,
İlişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarının yetersiz olduğuna
2. Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan beraat hükmü verilmesinin yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde katılanın boyun kısmından yaralı vaziyette Ünye Devlet Hastanesinde tedavi olması üzerine başlatılan adli soruşturma kapsamında sanık …’e ulaşıldığı, tanık ….’nin sanık …’in akrabası olduğu, sanığın akrabası olan ……,ye katılan tarafından esrar maddesi temin ettiğini öğrenmesi üzerine tanık ….. ile beraber katılanın ikametine gittiği, evin dış kapısı önünde gerçekleşen münakaşanın kavgaya dönüşmesi üzerine katılanın sanığa saldırarak sol el bileğinden 7 cm’lik kesi oluşturarak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, ardından da sanığın aynı suç aletiyle katılana saldırarak boyun bölgesinden 11 cm’lik kesici delici alet yarası oluşturarak hayati tehlike geçirmesine ve yüzünde sabit ize sebep olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden katılanın tanık …..’yı tanıdığı, sanıkla birlikte katılanın ikametine gittiklerinde kapıyı rızası ile açtığı, tarafların kapı önünde yaşadıkları münakaşanın kavgaya dönüşmesi ve suç aleti falçatanın katılandan alınması aşamasında olayın seyri gözetildiğinde her ne kadar arbede katılanın ikametinin iç kısmına ilerlemiş ise de; sanığın kastının konut dokunulmazlığını ihlal kastı taşımadığı açıkça anlaşıldığından yasal unsurları oluşmayan suç nedeniyle 5271 Sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yollu kabul ettiği belirlenmiştir.
3. Katılanın ve tanıklar ….’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Kolluk güçlerince tanzim edilen olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi dava dosyasına eklenmiştir.
5. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak
… Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 06.07.2015 tarihli;
Mevcut belgelerinde kişide boyun sol ön tarafta meydana geldiği bildirilen delici kesici alet yumuşak doku yaralanma arızasının;
“1-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
2-Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu,
3-Vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olduğu,
4-Duyularından veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesine neden olduğu ”
Görüşünü içeren adli tıp raporu dava dosyasına eklenmiştir.
6. Sanığın adli sicil ve arşiv kaydı, dava dosyasına eklenmiştir.
7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine Yönelik
Kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden sanığın üzerine atılı suçlamaları tevil yollu ikrar ettiği, katılan beyanı ile bu beyanı destekler mahiyetteki tanık anlatımları ve Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen adlî muayene raporu ile Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında sanığın kasten öldürmeye teşebbüs eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün kurulmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık Hakkında Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Koşullarının Gerçekleştiğine Yönelik
Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldırı ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldırının yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.
Kabule göre sanığın akrabasına esrar temin ettiğini öğrendiğinde tanık ile beraber katılanın ikametine giderek münakaşa ettiği, münakaşanın kavgaya dönüşmesi üzerine yaşanan arbede esnasında katılan tarafından bilek bölgesinden hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı, sonrasında aynı falçata ile katılanı yaralayarak öldürmeye teşebbüs ettiği anlaşıldığından sanık lehine meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Tekerrüre Yönelik
Sanığın adli sicil sabıka kayıtlarının tetkikinde; sanık hakkında Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/92 Esas, 2008/5 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan verilip 07.04.2016 kesinleşen, yerine getirme tarihi 17.02.2017 olan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına elverişli ilam bulunduğu anlaşıldığından verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi ile infaz edilmesine karar verilmiş olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Ceza Miktarına Yönelik
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığa verilen ceza miktarı yönünden Mahkemenin takdir ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçundan Verilen Beraat Kararına Yönelik
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Konut Dokunulmazlığının İhlâli” başlıklı 116 ıncı maddesinin birinci fıkrası; “Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” ikinci fıkrası ise; “Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan iş yerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir.
Konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun maddi unsuru, bireyin konutuna, iş yerine ya da eklentisine rızasına aykırı olarak “girmek” veya rıza ile girdikten sonra rızaya aykırı olarak “çıkmamak” şeklinde seçimlik olarak belirtilmiş olup girmek hâlinde icrai, çıkmamak hâlinde ise ihmali bir hareket söz konusudur. Suç genel kastla işlenebilen bir suç olduğundan failde içeriye girme kastının olup olmadığına bakılması gerektiği açıktır.
Açıklamalar ışığında temyiz istemi değerlendirildiğinde; sanığın konut dokunulmazlığını bozma kastı ile hareket ettiğine dair delil bulunmadığından, beraatine karar verilmesinde incelenen dosyaya göre isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2021/143 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.