Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12443 E. 2023/3937 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12443
KARAR NO : 2023/3937
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/133 Esas, 2020/307 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanıklar Muhyettin ve … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2021/84 Esas, 2021/1263 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b. Sanıklar … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, sanıklar … ve … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (a) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, sanık …’ın 19 yıl 2 ay hapis cezası, sanık …’in ise 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi, sanıklar hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ceza miktarının az olduğuna, sanık …’in suçunun sübuta erdiğine,

Sanık … Müdafinin Temyiz İstemi, vekâlet ücretine,

Sanık … Müdafinin Temyiz İstemi, suç vasfına, haksız tahrik indirim oranına,

Sanık … Müdafinin Temyiz İstemi, suçun işlenmediğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktulün sanık …’ın annesi, sanık …’in eşi ve sanık …’in kızı olduğu, maktul ile … arasında … yıllardır devam eden gönül ilişkisi bulunduğu, sanık …’ın bu ilişkiyi maktul … …’i ilk olarak 8-9 yaşlarında uygunsuz görerek öğrendiği, devam eden süreçte sanık …’ın …’in evlerine gizlice gelip gittiğini gördüğü, sanık …’in de olaydan bir süre önce maktul … sevgilisi arasındaki mesajlaşmaları görerek durumu öğrendiği, bunun üzerine maktulün çocuklarının maktule cephe almasıyla sanık …’in gerginliği azaltmak ve maktul ile ayrılmak amacıyla maktulü 2019 yılı Haziran ayı başlarında Muş’un Bulanık İlçesi’nin Esenlik Köyü’ne ailesinin yanına gönderdiği, sanık …’e de durumu anlattığı, bir süre sonra sanık …’in çocuklarına maktulle 30 yıllık evli olduğu, bu şekilde boşanmanın uygun olmayacağı, bir daha böyle birşey yapmayabileceğini söyleyerek maktulü eve getireceği hususunda çocuklarını ikna ettiği, ardından maktulü ailesinin yanından Çorlu ili Ergene ilçesindeki evlerine getirdiği, gelenek gereği önce erkeklerin yemek yedikleri, ardından sanıklar …, … ve tanık …’ın üst kata çay içmek için çıktıkları, bir ara sanık …’ın aşağı indiği, maktulle lavabonun önünde karşılaştıkları, sanığın maktule artık böyle bir şey yapıp yapmayacağını sorduğu, maktulünde sanığın savunmasına göre “sende babanda hakettiniz” diye cevap verdiği, bunun üzerine sanık …’ın mutfaktan almış olduğu ekmek bıçağı ile birden fazla kez maktulü göğüs bölgesinden bıçaklayarak öldürdüğü anlaşılan olayda sanık …’ın maktulü kasten öldürme suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Sanık …’ın eylemini annesi maktulün babası sanığı aldatması, birlikte olduğu kişiyi gizlice eve alması, uygunsuz şekilde onları yakalaması ve olay günü bu konudan bahis kendisine hakaret etmesinin yarattığı hiddetin etkisi ile gerçekleştirmiş olması nedeni ile sanık hakkında eylemin süre geldiği süre nedeni ile makul oranda haksız tahrik indirimi yapıldığı belirlenmiştir.

Sanık … yönünden,
Sanık …’in soruşturma aşamasında yapılan ön mülakatta sanık …’i arayarak ”baba kızınızın yaptıklarından dolayı sokağa çıkamaz oldum, ben bu utanç ile yaşayamam, kızınızı siz infaz ederek öldürün” dediğini, sanık …’in ise ”kızım İnayet’in kanı size helal, ben öldürmeyeceğim, siz infaz edin öldürün” demesi üzerine maktulü evlerine geri getirdiğini beyan etmiş ise de; sonraki aşamalarda müdafii huzurunda alınan beyanlarında bu beyanından dönerek bu beyanını kabul etmemesi, bu beyanın bir an için doğru olduğu düşünülse dahi atfı cürüm niteliğinde olması ve bunun dışında sanığın cezalandırılmasına yeter dosyada başkaca bir delilin bulunmaması nedeniyle sanık …’in kasten öldürme suçundan beraatine karar verildiği tespit edilmiştir.

Sanık … Yönünden,
Sanık …’in nüfus kaydına göre on sekiz yaşından küçük bir çocuğunun daha olduğu, öldürmeye yönelik bir planı olması halinde alacağı muhtemel cezanın da azlığını göz önünde bulundurarak onu yönlendirebilecekken bunu yapmaması, yine maktulü evlerinin dışında farklı bir yerde öldürebilecekken olayla ilgisi olmayan gelini ve torunlarının önünde yaptırmasınında olağan akışa uygun olmaması ve

bunun dışında sanığın cezalandırılmasına yeter dosyada başkaca bir delilin bulunmaması nedeniyle sanık …’ in kasten öldürme suçundan beraatine karar verildiği belirlenmiştir.

2. Sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanık beyanları, … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 03.03.2020 tarihli otopsi raporu, kollukça tutulan tutanaklar ve sanıkların adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Maktulün sanık …’ın annesi, sanık …’in eşi ve sanık …’in kızı olduğu, maktulün … isimli kişiyle gönül ilişkisi yaşadığı, bu kişiyi olaydan önce ailesi ile birlikte yaşadığı eve getirdiği, sanık …’ın annesinin uygunsuz ilişkisine şahit olduğu, bu durumdan babasını da haberdar ettiği, ilişkinin öğrenilmesi üzerine sanık …’in maktulü alarak Muş ili Bulanık ilçesi Esenlik Köyündeki baba evine götürerek, maktulün babası olan sanık …’e teslim ettiği, maktulün burada yaklaşık 10 gün kadar kaldığı, sanık …’in, yasak ilişkisi sebebiyle eşi maktulün kendi ailesi tarafından cezalandırılması yoluna gidilmesini beklediği ancak ailenin bu yolda bir eyleme geçmeyeceğini görmesi üzerine, eşinden resmi olarak boşanmak yerine eşini öldürmeyi planladığı, oğlu olan sanık …’ı azmettirdiği, eşini öldürmek için planın bir parçası olarak ikamet ettiği Çorlu/ Ergene’den yola çıkarak yeniden maktulenin babasının Muş ili Bulanık İlçesi, Esenlik Köyündeki evine gittiği, maktuleyi buradan alarak tekrar Çorlu/ Ergene İlçesindeki evlerine döndüğü, birlikte yaşadıkları konuta geldikleri, aynı akşam saat 21:00 sularında aynı evde oturan sanık … ile oğlu …’ın yukarı kata çay içmek için çıktıkları, sanık …’ın ise annesini öldürmek için alt katta kaldığı, sanık …’ın uygun ortam bulduğunda üzerinde bulundurduğu bıçağı çıkartarak iki kez annesi olan maktuleye vurarak öldürdüğü anlaşılan olayda, sanık …’in sanık …’ı azmettirmesiyle sanıkların maktulü tasarlayarak öldürdüklerinin kabul edildiği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Maktulün aynı evde yaşadıkları ortak konuta sevgilisini getirmesinin sanık …’da haksız tahrik etkisi yarattığı ancak annesi maktulenin rızayı dayalı gönül ilişkisinde sadakat yükümlülüğünün eşler arasında olduğu oğlu olan sanık üzerinde haksız tahrik etkisi yarattığının kabul edilemeyeceğinden sanık … hakkında asgariye yakın, sanık … hakkında makul oranda haksız tahrik indirimi uygulandığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan kurum vekilinin, sanıklar hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ceza miktarının az olduğuna, sanık …’in suçunun sübuta erdiğine, sanık … müdafinin vekâlet ücretine, sanık … müdafinin, suç vasfına, haksız tahrik indirim oranına, sanık … müdafinin, suçun işlenmediğine yönelen temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın ikrar içeren savunması ile, sanık …’in ise sanık …’ı atılı suçu işlemeye azmettirdiğinin olayın oluş şekli ve sanıkların savunmaları ile saptandığı, alınan raporların

yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanıkların öldürme kararını aldıkları ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiklerinin saptandığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulün tanık … ile gönül ilişkisi içerisinde olmasına dair haksız tahrik oluşturan eylemin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranlarının isabetli olduğu, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesinde belirtilen kriterler gözetilerek temel cezaların tayininin isabetli olduğu, sanık …’in beraat etmesi ve kendisini vekil ile temsil ettiği anlaşılmakla İlk derece Mahkemesince vekâlet ücreti takdir edildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2021/84 Esas, 2021/1263 Karar sayılı kararında katılan kurum vekilince ve sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.