Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12471 E. 2023/2333 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12471
KARAR NO : 2023/2333
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/517 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/16824 Esas, 2021/1710 Karar sayılı kararı ile dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, haksız tahrik indiriminin makul oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, tekerrüre esas alınacak ceza miktarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/443 Esas, 2022/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bozmadan sonra sanığın yeniden savunması alınmadan hüküm kurulduğuna, meşru savunma nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine aksi kanaatte lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde evli olan mağdur ve sanık arasında yaşanan tartışma esnasında mağdurun sanığa doğru çapayı fırlattığı ancak eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu duruma sinirlenen sanığın da mağdura eliyle vurmak suretiyle basit tıbbî müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmasına sebebiyet verdiği kabul edilmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.

3. Mağdur hakkında düzenlenen Ödemiş Devlet Hastanesinin 27.06.2015 tarihli adlî muayene raporunda, alt dudakta hematom, baldırda çizik, boyun solda hassasiyet, basit tıbbî müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Meşru Savunmaya ve Lehe Hükümlere Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun sanığı yaralamaya teşebbüs etmesinden sonra sanığın mağdura eliyle vurmak suretiyle yaraladığının anlaşıldığı olayda, sanığa yüklenen fiilin saldırı ile eş zamanlı olmaması nedeniyle meşru savunma koşullarının bulunmadığı belirlendiğinden ve mükerrir olan sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Savunma Hakkının Kısıtlandığına Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden
Önceki hükmü sanık aleyhine bozulması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin 2 nci fıkrasındaki “Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” şeklindeki düzenleme gereğince, sanığa aleyhe bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/443 Esas, 2022/33 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.