Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12473 E. 2023/5065 K. 13.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12473
KARAR NO : 2023/5065
KARAR TARİHİ : 13.07.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli, 2016/180 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, üçüncü fıkraları ve 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2016/180 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza (Kapatılan 3. Ceza) Dairesinin 23.09.2020 tarihli ve 2020/6054 Esas, 2020/11569 Karar sayılı kararı ile sanığın yargılama konusu eylemi yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı tespit edilemediğinden sanığın cezasında 5237 Sayılı Kanun’un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanması gerektiği, Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/8 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli, 2020/371 Esas, 2021/571 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; beraatine karar verilmesi gerektiğine, eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına, lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdurun olay tarihinde evli oldukları, olay günü aralarında çıkan tartışma neticesinde mağdur ile sanığın birbirlerine elleri ile vurdukları, sanığın eylemi sonucu mağdurun boyun sol yanda ekimoz, sol çenede ekimozlu sıyrık yarası, boyun ön yüzde kızarıklık sağ ön kol iç kısmında ekimozlu sıyrık yarası meydana geldiği, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 12.02.2016 tarihli adli muayene raporuna göre mağdurdaki yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın, beraatine karar verilmesi gerektiğine, eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına, lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasına, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın aşamalardaki ikrara yönelen savunmaları, mağdur beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikteki adli muayene raporu ile saptandığı, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ise Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı bendinde ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının kesin bir şekilde belirlenememesi nedeniyle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği bu nedenle meşru savunma koşullarının oluşmadığı, sanığın suçtan sonraki duruşmadaki beyan ve davranışları göz önüne alınarak takdiri indirim yapıldığı, yine sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinde düzenlenen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi ve aynı Kanun’un 51 … maddesinde düzenlenen cezanın ertelenmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin “Sanık hakkında kasıtlı suçtan dolayı daha önce verilen mahkumiyetinin olması, yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından” şeklindeki kanuni, yerinde ve yeterli gerekçe ile uygulanmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/371 Esas, 2021/571 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.07.2023 tarihinde karar verildi.