YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12544
KARAR NO : 2023/1017
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/226 Esas, 2016/555 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, birinci fıkrasının son cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/226 Esas, 2016/555 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii ve Cumhuriyet savcısı(lehe) tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/12500 Esas, 2020/16522 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı Kanun’un 86 ve 87 nci maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak biçimde katılanın yaralanmasının niteliği hususunda kesin raporu aldırılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, kabule ve uygulamaya göre suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen aynı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, temel cezanın sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza verilmesi, erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, soyut ve yetersiz gerekçe ile aynı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi ve suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca birinci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına ve suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/70 Esas, 2021/749 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, birinci fıkrasının son cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine ve aynı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına,
2. Lehe hükümlerin eksik uygulandığına,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Suça sürüklenen çocuk ve mağdurun sınıf arkadaşı oldukları, olay tarihi öncesinde aralarında anlaşmazlık bulunduğu, olay tarihinde okulun girişinde karşılaştıkları, mağdurun suça sürüklenen çocuk ile konuşmak istediği ancak suça sürüklenen çocuğun ters cevap verdiği ve tartışmaya başladıkları, bu tartışma sırasında suça sürüklenen çocuğun ceketinin cebinden çıkardığı bıçak ile mağduru gözünün altından, sırtından, omzundan ve kolundan yaraladığı, mağdur hakkında düzenlenen adlî muayene raporuna göre mağdurun sırtındaki yaralanma nedeniyle hayati tehlike geçirdiği, diğer yaralanmalarının ise basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, yüzünde sabit ize neden olmadığı anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk savunması ile mağdur ve tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur.
3. Mağdurun yaralanmalarına ilişkin olarak adlî muayene raporu ile suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen adlî muayene raporu ve sosyal inceleme raporu dava dosyasında mevcuttur.
4 Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğuna dair nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk hakkında, bozma öncesi 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yeniden kurulan hükümde 3 yıl 4 ay hapis cezasına karar verildiği, ilk hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii ve Cumhuriyet savcısı(lehe) tarafından temyiz edilmesi, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca cezanın 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası olarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarihli ve Esas 2008/6-47 Esas, 2008/43 Karar sayılı ilamında, “sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağı” hususunun belirtilmesine göre, suça sürüklenen çocuk hakkında bozma sonrası 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi gereğince belirlenen ceza esas alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması olanağının bulunmadığının gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A. Meşru Savunma Ve Haksız Tahrik Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde düzenlenen adlî muayene raporuna göre suça sürüklenen çocukta yeni darp ve cebir izi bulunmaması, tanık anlatımı ve dosya kapsamı karşısında suça
sürüklenen çocuk lehine meşru savunma koşullarının bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı durumlarda 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi kapsamında meşru savunmada sınırın aşılması durumunun da gündeme gelmeyeceği gibi ilk haksız hareketin suça sürüklenen çocuktan geldiği anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Diğer Lehe Hükümler Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim ile 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği erteleme hükümlerinin uygulandığı, hükmolunan netice ceza miktarının 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası olması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlar ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanmasının kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/70 Esas, 2021/749 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.