YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12570
KARAR NO : 2023/4960
KARAR TARİHİ : 12.07.2023
D İ R E N M E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
KARAR : Direnme
… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/25 Esas, 2021/419 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2018/5108 Esas, 2020/3046 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 … maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği
temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli ve 2014/133 Esas, 2015/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 … maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli 2018/5108 Esas, 2020/3046 Karar sayılı kararı ile “sanığın üzerine atılı suçun sabit olmadığı, mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi gerektiği” belirtilerek bozulmasına,
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/25 Esas, 2021/419 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca kararda direnilmesi ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle 58 … maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; verilen mahkûmiyet kararının usûl ve yasaya aykırı olduğuna, somut delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç örgütü yöneticisi olmaktan mahkum olan …’ye yönelik silahlı saldırı eyleminden sonra, …’nin anlaşmazlık yaşadığı ve kendisine yönelik eylemden sorumlu tuttuğu diğer örgütün lideri … ..’in yerini öğrenmeye çalıştığı, örgüt üyesi olan …’a bu konuda talimat verdiği, …’ın eniştesi olan maktul … ile karşılaştıklarında …’in yerini bilip bilmediğini sorduğu, maktulün “şimdi … ..’in yanından geliyorum, hatta kendisi bana Kanguru tabir edilen birkaç hap verdi” şeklinde beyanda bulunduğu, hapların birtanesini …’a verdiği, …’ın da bu hapı örgüt lideri olan …’ye gösterdiği, …’nin hapı görünce bu hapın … .. tarafından kullanıldığını anladığı ve …’tan “… ..’in yerini söyletmek amacıyla” maktulü kaçırması talimatını verdiği, maktul …’ın 13.4.2006 günü aracı ile yola çıktığı ve bu sırada …’ın maktulü arayarak beraber alkol ve hap alalım dediği, maktülün …’ın yanına geldiği, bu arada … ve …’nin maktulün getirilmesi konusunda Hakan Dağcıoğlunu görevlendirdiği, …’nun aldığı talimat üzerine maktul ve …’ı yolda beklediği, aracı durdurduğu, Hakan
Dağcıoğlu’nun daha önceden tanıdığı maktule “beni de araca alırmısın” diyerek arka koltuğa bindiği ve zeytinliğe doğru yola devam ettikleri, …’ın yanlarından ayrıldığı, cezası kesinleşen sanık … ’in de zeytinlikte olduğu, burada bulunan sanıklar … ve … ’in maktulün üzerine atlayarak etkisiz hale getirdikten sonra … ..’in yerini öğrenmek üzere sorgulamaya başladıkları, maktulün …’in yerini söylememesi üzerine … ve …’ye haber vererek ne yapacaklarını sordukları, bırakılmamasını söylemeleri üzerine … plakalı aracı terkederek başka bir araçla oradan ayrıldıkları, 16.4.2006 tarihinde İsa Sirkeci’nin öldürülmesi üzerine … ve …’nin bu olaya sinirlenerek ellerinde tuttukları ve sorguladıkları maktulün öldürülmesine karar verdikleri, aynı suçtan haklarında cezaları kesinleşen . …, …, … , … ve …’nin sanık … ile birlikte geceleyin kollarından bağlamak suretiyle …’in yerini söylemeyen maktulü Asi Nehrine attıkları, sanık …’nin olay tarihinde … sahte ismini kullandığı, … .. ve … ‘ın sanık …’nin eyleme diğer sanıklarla katıldığına dair anlatımda bulundukları, maktulün cesedi bulunmadan olaya karışan ve bu suçtan mahkum olan diğer sanıklar … , …, . … ve … ile birlikte Kırıkhan ilçesinde sanık …’nin sevk ve idaresindeki … … plakalı araçla polislerin dur ihtarına uymayarak araç içinde tabanca, av tüfeği ve motolof kokteyli ile yakalandığı, sanığın … sahte ismini kullandığı, yakalanma esnasında bu sahte isimle hakkında işlem yapıldığı, sanığın … sahte ismini asker kaçağı olduğundan kullandığını kabul ettiği, sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu, diğer sanıklarla iştirak halinde eyleme katıldığına dair mahkemece kanaatin hasıl olduğu anlaşılmıştır.
2. Hukukî süreç başlığı altında (2) numara gösterilen Yargıtay bozma ilâmına karşı mahkemece direnme kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dosya sanığı … ve …’in sanık …’in olaya katılımına ilişkin bilgilerinin görgüye dayalı olmadığı, bu hususu sanık …’dan duyduklarını beyan ettikleri, sanık …’ın ise eyleme sanık …’in katıldığına ilişkin herhangi bir anlatımda bulunmadığı, yine Murat’ın ilk beyanlarında sanığın o dönemde sahte kimlik olarak kullandığı … ismini de belirtmediği dikkate alındığında sanığın diğer faillerin eylemine doğrudan iştirak ettiğine veya eylemi kolaylaştırdığına ilişkin mahkumiyetine yeterli, kesin delil bulunmadığı nazara alındığında beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunduğundan mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/25 Esas, 2021/419 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2018/5108 Esas, 2020/3046 Karar sayılı bozma kararının, Üye … ve Üye …’in yerel mahkemenin direnme kararının isabetli olduğuna, bozma ilamının kaldırılarak sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi gerektiğine dair karşı oyları ve oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
12.07.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY
Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre;
Sanık …’nin maktul …’in öldürülmesi olayının müşterek faili olduğunun … tarafından ifade edildiği, maktul …’in henüz cesedi bulunmadığı anda maktulün öldürülmesi olayına katılan ve bu suçtan mahkûm olan sanıklar … , …, . … ve … ile birlikte Kırıkhan ilçesinde kendisinin kullandığı … … plakalı araçla olaylı bir şekilde yakalandıkları, araçta iki adet tabanca, bir adet av tüfeği ve başka malzemeler bulunduğu, sanık …’nin yakalandığında … sahte ismini kullandığı, bu nedenlerle sahte isim kullanan sanık …’nin, maktul …’in öldürülme suçunun failleri ile birlikte öldürülme tarihine tekabül eden zaman dilimi içerisinde aynı araçta, silahlarla beraber sahte isimle kaçarken yakalanmasının tesadüf olamayacağı, bununla birlikte bu öldürme faili olduğunun daha önce de tanık beyanları ile de ifade edilmiş olması karşısında, sanık …’nin maktul …’in öldürülmesi suçunun müşterek faili olduğu hususunda tarafımızda tam bir vicdanî kanaat hasıl olduğundan, direnme kararının isabetli olduğu, Dairemiz bozma ilâmının kaldırılarak hükmün onanması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.