YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12629
KARAR NO : 2022/10102
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Eşe karşı kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 86/3-a-e maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2014 tarihli ve 2013/402 Esas, 2014/157 Karar sayılı kararının 26.11.2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın 06.05.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-a-e maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2017 tarihli ve 2016/403 Esas, 2017/119 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19.09.2022 tarihli ve 2021/9219 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2022 tarihli ve 2022/123353 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre
1) Sanığın eşini silahtan sayılan demir sopayla basit tıbbi tedavi ile giderilecek şekilde yaraladığının adli raporla belirlendiği, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 86/3. maddesinde düzenlenen iki ağırlaştırıcı neden bulunması gözetilerek 86/2. maddesi uygulanırken temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve bu ceza üzerinden aynı Kanun’un 86/3-a-e maddesi gereğince yarı oranında bir kez artırım yapılması gerekirken, 86/2 ve 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen 6 ay hapis cezası üzerinden yeniden 86/3-a maddesi gereğince bir kez daha artırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza verilmesinde,
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü
kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında önceki hükümde olmayan cezanın ertelenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesine muhalefet edilerek karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kasten basit yaralama eylemini demir sopa ile eşine karşı gerçekleştiren sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesine göre temel hapis cezasının aynı olayda iki nitelikli halin TCK’nin 86/3-a ve 86/3-e maddelerinin birleşmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekmektedir. TCK’nin 86/3. maddesindeki kasten yaralama suçunun nitelikleri hallerinin birden fazla olması durumunda bir kez artırım yapılacağı, her bir nitelikli hal için ayrı ayrı artırım yapılamayacağı gözetilmeden TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenen temel cezanın TCK’nin 86/3-e maddesine göre (½) oranında artırılmasının ardından eşe karşı gerçekleştirilmesi nedeniyle TCK’nin 86/3-a maddesine göre tekrar (½) oranında artırılması suretiyle mükerrer artırım yapılmasında isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, sanık hakkında önceki hükümde olmayan cezanın ertelenmesi suretiyle CMK’nin 231/11. maddesine muhalefet edilmesi de isabetsizdir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2017 tarihli ve 2016/403 Esas, 2017/119 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına
BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, sonuç ceza miktarı ve erteleme hükümlerinin uygulanması yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.