YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12677
KARAR NO : 2023/4250
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2020 tarihli ve 2020/64 Esas, 2020/186 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2020/2817 Esas, 2021/2540 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; sanıkların mahkumiyetine dair kesin ve somut delil olmadığına, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanıkların beraat etmeleri gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar …, …, …’ın savunma beyanlarında; olayda katılan …’in kavga etmeye geldiğini, ahır diye bahsedilenin çeşmenin yanı olduğunu, sanıkların çeşmeye sık giden kişiler olduğu bu sebeple çeşmeye geliş saatlerinin beklendiğini olayın oluş ve işleyiş şekli itibari ile düşünüyor oldukları, meşru müdafaa içinde kendilerini savundukları, zaten sanıklar … ve …’in katılan … ile karşı karşıya geldiğine dair bir durum olmadığını, tarafsız bir tanık olmadığını, tanık …’ ın anlatımlarının tarafsız olmadığı, katılan …’in ilk beyanında ahırdan çıktıktan sonra ağız dalaşı yaşadıklarını ve sonrasında …’in iki kez kafasına vurduğunu beyan ettiğini, talimat duruşmasında da; “Ben gürültüler duydum dışarı çıktım bir anda kafama … ve … vurdu.” şeklinde beyanı olduğu, meşru müdafaa kapsamında kendilerini korumaya çalıştıklarını beyan ederek beraatlerini talep ettikleri, yargılamada sanıkların savunma beyanları olayın oluş ve işleyiş şekline uygun görülerek, katılan …’in soyut beyanları dışında sanıkların cezalandırılmasına yeter somut bir delil bulunmadığı anlaşıldığından sanıkların üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları, adlî tıp raporları, tutanaklar, nüfus kayıtları, adlî sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adlîye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklardan …’in kızının katılan …’in akrabaları tarafından olay öncesinde kaçırılması nedeniyle taraflar arasında bir husumet bulunduğu, olay günü …’in oğlu ve oğlunun arkadaşı olan … ile birlikte araçla ve yanlarına sopa almak suretiyle hazırlıklı olarak husumetli tarafın çiftliğinin bulunduğu yerdeki çeşmeye doğru geldikleri, çiftlik içerisinden dışarıya çıkan …’e yönelik olarak …’in konuşmasının arkasından diğer sanıklarla birlikte sopalarla kafa bölgesine vurmak suretiyle katılanı kasten yaraladıkları, kavga seslerine çiftlik çalışanı olan yabancı uyruklu çobanların av tüfeğiyle havaya ateş etmek suretiyle müdahalesi sonunda sanıkların araçlarını da olay yerinde bırakarak kaçtıkları olayda her üç fail ortak irade ile ortak bir amaca yönelik olarak birlikte hareket etmek suretiyle Esas No : 2022/12677
katılanın yaralanması eylemi üzerinde hakimiyet kurdukları anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına ve sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanıkların savunmalarının aynı müdafii tarafından yapılmasında tüm dosya kapsamına göre menfaatlerinin çatıştığına ilişkin bir beyan bulunmadığından, usule aykırılık görülmediği, yine karşı taraftan sanıklara yönelen haksız hareketin varlığı nedeniyle sanıklar yönünden haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2020/2817 Esas, 2021/2540 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.