Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12683 E. 2023/612 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12683
KARAR NO : 2023/612
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2011/4 Esas, 2012/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2012 tarihli ve 2011/4 Esas, 2012/147 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 14.04.2014 tarihli ve 2013/28036 Esas, 2014/15180 Karar sayılı ilâmıyla;
1) Sanık …’nun katılanı olay yerine çekmek için bahaneler uydurması, yanlarına aldıkları sanık … ve erkek arkadaşı …’ın bir yere gizlenerek beklemeleri gözetildiğinde sanıkların katılanı dövmek amacıyla olay yerine gittikleri, aldıkları tedbirlerin ve gönderilen kısa mesajların katılanın olay yerine herhangi bir şeyden şüphelenmeden gelmesini temine yönelik olduğu ve atılı suça iştirak ettikleri sabit olduğu halde yazılı şekilde beraatları karar verilmesi,
2) Katılan hakkında … Adlı Tıp Kurumunca tanzim olunan 24.12.2010 tarih 2010/5428 sayılı raporda yüzde sabit iz açısından değerlendirilme yapılabilmesi için şahsın olay tarihinden 6 ay sonra muayene edilmek üzere tekrardan gönderilmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi karşısında katılandaki yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığının tespiti yapılarak sonucuna göre sanıklar hakkında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,”

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2014/195 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

4. Katılanın vekilinin itirazı üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli, 2015/734 Değişik İş sayılı kararıyla, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2015 tarihli ve 2014/195 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

5. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2016/39 Esas, 2016/695 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

6. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hükmün açıklanması suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci

maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.11.2022 tarihli ve 2022/54106 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanığın üzerine atılı yaralama eylemine iştirak etmediğine,
2. Hükmün açıklanma koşullarının oluşmadığına,
3. Zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … ile inceleme dışı sanık …’nun ara sıra arkadaş ortamında sohbet ettikleri, katılanın son zamanlarda sürekli mesajlar atarak kendisini rahatsız etmesi üzerine inceleme dışı sanık …’nun durumu arkadaşı inceleme dışı sanık…’e söylediği, sanık…’in de katılanla konuşalım seni rahatsız etmekten vazgeçsin diye söylemesi üzerine sanık …’nun mesaj ile katılanı olay yerine çağırdığı, olay yerine gelen katılanı sanık…’in yanına götürerek konuşmalarını sağladığı sırada, inceleme dışı sanık …’ın katılana eliyle vurarak katılanı kasten yaraladığı, bu sırada inceleme dışı sanık …’ın yanında bulunan sanık …’ın da katılana vurarak, katılanı kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama eylemine müşterek fail olarak katılması ve nitelikli kasten yaralama suçunu işlemesi karşısında sanık …’ın üzerine atılı nitelikli kasten yaralama suçunu işlediği sabit görülmüştür.

2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.

3. Katılan hakkında düzenlenen … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 24.12.2010 tarihli ve Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 29.04.2015 tarihli raporlarında, “Kişide nazal kemikte deplase fraktüre neden olduğu bildirilen yaralanma arızasının; Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında şahısta saptanan kırığın; hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, İşlevde sürekli zayıflama – işlev kaybı oluşturabilecek nitelikte olmadığı, yaralanmasının yüzde sabit ize neden olmadığı” şeklinde görüş bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Gerekçe Yönünden
Sanık hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya

09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, 5271 sayılı Kanun’un 34, 230 ve 289 uncu maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanığın Yaralama Eylemine İştirak Etmediğine Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
İnceleme dışı sanık …’nun katılanı olay yerine çekmek için bahaneler uydurduğu, bu sırada sanık … ve erkek arkadaşı inceleme dışı sanık …’ın katılanı bekledikleri, olay yerine gelen katılan ile inceleme dışı sanık … arasında çıkan kavga sonucu, inceleme dışı sanık …’ın kemik kırığına neden olacak şekilde katılanı yaraladığının anlaşıldığı olayda, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun işlenmesine sanık …’ın 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca yardım eden olarak katılıp katılmadığı hususu tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde TCK’nin 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müşterek fail olarak cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanık Müdafiinin Hükmün Açıklanma Şartlarının Gerçekleşmediğine ve Zamanaşımı Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine Yönelen Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci ve on birinci fıkralarında, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur.”, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. ” şeklindeki düzenleme karşısında, 04.04.2017 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı kesinleşen, sanığın beş yıllık denetim süresi içinde 10.09.2021 tarihinde kasıtlı bir suç olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve zamanaşımının 4 yıl 5 ay 6 gün süreyle durduğu, duran zamanaşımı süresi de dikkate alındığında, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı ile 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının henüz gerçekleşmediği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (A) ve (B) paragrafında açıklanan nedenlerle oluş belirlenirken ve iştirak hükümleri değerlendirilirken yetersiz gerekçeyle karar verildiğinden … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/55/Esas, 2022/186 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.