Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12709 E. 2023/4442 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12709
KARAR NO : 2023/4442
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/4 E., 2022/517 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 Tarihli ve 2021/70 Esas, 2021/319 Karar Sayılı Kararı;
a.Sanıklar … ve … hakkında …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği ayrı ayrı beraatlerine,

b.Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.03.2022 Tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/517 Karar Sayılı Kararı;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekili, sanık … müdafii, sanıklar … ve … müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
Karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz istemi; üç sanığın da kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine, suç vasfınının hatalı belirlendiğine,

2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık …’in eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna, sanıklar … ve … ‘in sanık …’e yardım ettiklerine, …’in kasten öldürmeye teşebbüs, … ve …’in kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardımdan cezalandırılmaları gerektiğine,

3. Sanık … müdafinin temyiz isteği, meşru savunma koşulları oluştuğuna,

4. Sanıklar … ve … müdafiinin temyiz isteği, sanıkların beraatlerine karar verildiğinden lehlerine vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Akraba olan taraflar arasında miras nedeniyle anlaşmazlık bulunuğu, mirasçı olmaları nedeniyle iki tarafın da hak sahibi olduğu olayın yaşandığı evin en son sanıkların babası … tarafından kullanıldığı, içindeki eşyaların sanıkların babası …’e ait olduğu, ancak bir süre önce evi katılan …’in kullanmaya başladığı, sanıkların bu durumu öğrenerek ilçeye geldikleri, olay sırasında katılanın akrabası olan tanık … ile evde bulunduğu, sanıkların söz konusu eve gelip katılana tepki gösterdikleri, çıkan tartışmada sanık …’in tabanca ile yakın mesafeden katılana ateş ettiği, ilk kurşunun katılana isabet etmediği, ikinci atışta katılanın diz bölgesinden bir mermi isabeti ile duyu veya organlarından birinin işlevinin zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı, ardından silahın tutukluk yaptığı, tanık …’in engel olmak için sanık …’e doğru müdahalede bulunduğu, sanıklar … ve …’nun tanık …’e engel olup, onu basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde sopalarla darp ettikleri, sanık …’in kasten yaralama suçunu işlediği kanaati ile mahkumiyetine, sanıklar … ve …’in katılana yönelik eylemde bulunmadıkları kabulü ile beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, adli raporlar, yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafiinin temyiz istemleri;
Aralarında miras anlaşmazlığı nedeniyle husumet bulunan taraflar arasında, hukuk ve ceza mahkemelerinde görülmekte olan başkaca davalar bulunduğu, birbirlerinden şikayetçi oldukları, olay günü da sanık …’in kardeşleri olan sanıklar … ve …’yu alarak anlaşmazlığa konu eve geldikleri, evin katılan tarafından kullanımı nedeniyle katılanla tartışmaya başladıkları, sanık …’in katılana yakın mesafeden birden fazla el ateş ettiği, sanığın silahının tutukluk yaptığı, tanık …’in eyleme engel olduğu hususları da nazara alındığında; sanık …’in işlemeyi kastettiği öldürme suçunu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamadığı dikkate alınarak sanık …’in eyleme bağlı kastının öldürmeye yönelik olduğu gözetilmeden, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek … hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik sanıklar müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a. Sanıklar … ve …’in diğer sanık …’in eylemine iştirak ettiklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile verilen beraat kararlarında dosya kapsamı ve delil durumuna göre isabetsizlik bulunmamıştır.
b. Beraat eden sanıklar lehine ilk derece mahkemesince vekâlet ücretine hükmolunduğu anlaşılmakla, hükümlerde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
1. Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/517 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye … ve Üye …’ın “beraat eden sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik eylemde kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım ettikleri, hükümlerin bu nedenle bozulması gerektiği” yönündeki görüşleri ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

2. Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan “suç vasfının hatalı belirlenmesi” nedeniyle katılan … vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2022/4 Esas, 2022/517 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 gününde karar verildi.

KARŞI OY

Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Sanıkların kardeş olduğu katılan … ile de akraba oldukları tarafların İmranlı ilçesi, Yukarıboğaz köyünde bulanan bir evde miras yoluyla hissedar oldukları, söz konusu evde en son sanıkların babasının ölmeden önce ikamet ettiği, ve öldükten sonra sanıkların babalarına ait eşyaları evde bırakarak kapıyı kilitleyerek köyden ayrıldıkları, sanıklar … ve …’in İstanbul’da, …’in ise Amerika ülkesinde yaşadığı, katılan …’ın yaşadığı İstanbul’dan köyüne döndüğü ve söz konusu evdeki hissesi nedeniyle evin kapısını çilingir marifetiyle açtırarak içeri girdiği ve evde kalmaya başladığı, sanıkların bu durumu öğrenince katılana husumet beslemeye başladıkları, sanık …’in yurt dışından akrabaları olan Tanık …’ı arayarak durumu sorduğu, tanığın durumu doğrulaması üzerine “… ağaçlarımızı kesmiş evimize girmiş, onun anasını avradını sinkaf edeceğim, o kavak ağaçlarını onun götüne sokacağım, onu geberteceğim” diye tehdit ve hakaretlerde bulunduktan 9-10 gün sonra Türkiye’ye gelerek İstanbul’dan kız kardeşlerini de alarak köye geldikleri ve sanık …’de tabanca ve çok sayıda mermi, …’nun elinde demir sopa, …’in elinde ise tahta sopa olduğu halde gidip kapıyı çaldıkları, o sırada tanık …’in de evde misafir olarak bulunduğu, tanığın

“kim o” diye seslenmesi üzerine sanık …’in “komşu” diye cevap vermesi nedeniyle tanığın kapıyı açtığı ve sanıkların ellerindeki sopalarla birlikte içeriye girdikleri sanık …’in içeri girer girmez “sizi gebertmeye geldim” diyerek belindeki silahını çıkartarak katılana doğru ateş ettiği, ancak isabet ettiremediği, ikince kez ateş ederek katılanı yaraladığı, tekrar ateş edeceği sırada tanığın sanığa müdahale ederek ateş etmesini engellediği ve sanık ile boğuşmaya başladığı, bunu gören … ve …’in de ellerindeki sopalarla tanığa vurmak suretiyle bu müdahaleyi etkisiz kılmaya çalıştıkları ve tanığı yaraladıkları bu sırada elektriklerin kesilmesi nedeniyle olayın sonlandığı, sanıkların birlikte kaçarak İstanbul’a gitmeye çalıştıkları sırada Tokat’ta yakalandıkları sübut bulmuştur.
Bu şekilde sübut bulan olayda Sayın çoğunluk sanıklar … ve …’in katılan …’a yönelik eylem nedeniyle beraatlerine ilişkin kararın onanmasına hükmetmiş ise de bu karara katılmıyoruz şöyle ki; sanıklar … ve … de … gibi husumetin tarafı olan kişilerdir. Babalarına ait olduğunu düşündükleri evin katılan tarafından işgal edilmesi nedeniyle katılana husumet beslemekte ve bu nedenle olay tarihinde … ile birlikte İstanbul’dan köye gelmişler, yine doğrudan eve giderek ellerinde silahtan sayılan soplarla …’in yanında eve girmişler, birisi …’in sağında diğeri ise solunda durarak …’e destek ve cesaret vermişler ve …’in katılana karşı öldürme fiilini icra ettiği sırada da yanında yer alarak ona manevi destekte bulunmuşlardır. Her ne kadar matule yönelik doğrudan bir fiilleri olmamış ise de tanığın …’i engellemeye çalışması üzerine tanığın müdahalesini bertaraf ederek …’in eylemini tamamlaması için ellerindeki sopalarla tanığa vurarak fiilin icrasını kolaylaştırmaya çalışmışlardır. Tüm bu hususlar birlikte nazara alındığında sanıkların eylemlerinin bir bütün olarak TCK’nin 39. maddesi anlamında öldürme suçuna yardım suçunu oluşturduğu ve kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümüzden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz.