YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12738
KARAR NO : 2023/1739
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 Tarihli ve 2012/140 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararı ile
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve son
bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 Tarihli ve 2012/140 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine;
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.10.2020 Tarihli ve 2020/10118 Esas, 2020/14291 Karar sayılı kararıyla dosyadaki mevcut raporların hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığından katılanın yaralanmasına ilişkin kati rapor alınması gerekliliği, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve haksız tahrik hususunda değerlendirme yapılmasının gerekliliği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 Tarihli ve 2020/1034 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararı ile;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunması suretiyle neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Vesaireye ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın suç kastı bulunmadığına, meşru savunma halinde olduğuna, taksir ve olası kast hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine,
2. Bozma sonrasında temel cezanın yasal olmayan gerekçe ile artırılarak aleyhe bozma yasağının ihlal edildiğine,
3. Sanığın olayda bıçak kullanmadığına, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanamayacağına,
4. Katılanın yüzünde sabit iz kalmasının sebebinin sanığın eylemi sonucunda değil katılanın tedavi olmaması neticesinde gerçekleştiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın … isimli sitesinin yöneticisi olduğu, katılanın da bu sitede daha önceden apartman görevlisi olarak çalıştığı ancak işten çıkartıldığı, katılanın site yönetiminden bir miktar alacağının kaldığı, suç tarihinde katılanın bu konuyu konuşmak için sanığın evine geldiği, alacak konusunu konuştukları sırada katılan ile sanığın tartıştıkları, sanığın katılanı elinde bulunan bıçakla yüzünden yaraladığı, daha
sonra da sanığın katılanı iteklediği, bu nedenle katılanın merdivenlerden yuvarlandığı ve çene ile ağzını duvara vurduğu ve yaralandığı kabul edilmiştir.
2. Sanığın, katılanın ve tanıkların beyanları tespit edilerek dosya içerisine eklenmiş, katılanın yaralanmasına ilişkin adli muayene raporu dosya içerisinde mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan Vekilinin ve Sanık Müdafiinin Vesaireye Yönelik Temyiz Sebepleri
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suç Kastı ve Meşru Savunma
Her ne kadar sanık suç kastı olmadığını kendisini savunmak ve saldırıyı engellemek amacıyla katılanı ittiğini beyan etmiş ise de akşam saatlerinde sanığın evine gelerek alacağını isteyen ve verilmemesi üzerine sanık ile tartışarak sanığın kapıyı kapatmasını engellemek için ayağını kapı aralığına koyan katılana karşı sanığın, haksız tahrik altında yaralama kastı ile hareket ederek silahtan sayılan bıçakla vurduğu ve ittiği, katılanın konuşmak amacıyla elinde silahtan sayılan herhangi bir cisim bulunmaksızın sanığın evine gittiği ve katılandan sanığa yönelen herhangi bir saldırının bulunmadığı anlaşılmakla, olayda meşru savunmanın şartlarının oluşmadığı belirlenmiş, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Aleyhe Bozma Yasağı, Sanığın Cezasında Silah Kullanımı Nedeniyle Artırım Yapılması ve Yüzde Sabit İz
Katılanın aşamalarda alınan beyanlarında sanığın yüzüne bıçakla vurduğunu belirttiği ve alınan adli raporlarında katılanın beyanıyla uyumlu olacak şekilde kesi niteliğinde yara tariflendiği, bu haliyle sanığın eylemini bıçakla gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, yine katılanın yaralanmasına ilişkin İstanbul Adli Tıp Grup Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 22.10.2021 tarihli raporda sanığın eylemi neticesinde katılanın yüzünde sabit iz kalacak ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olacak şekilde yaralandığının belirtildiği, sanığın eylemi neticesinde birden fazla nitelikli halin ihlalinin gerçekleştiği, aynı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” dikkate alınarak sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi Mahkemece 1412
sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası olarak infazına karar verildiği aleyhe bozma yasağının ihlal edilmediği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2022 Tarihli ve 2020/1034 Esas, 2022/214 Karar sayılı kararında katılan vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.