YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12779
KARAR NO : 2023/3078
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2014/645 Esas, 2016/197 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık … hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Zile Asliye Ceza Mahkemesinin kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23.09.2020 tarihli ve 2020/7451 Esas, 2020/11521 Karar sayılı kararı ile;
“1) Sanıkların yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanıklar lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre ise;
2) Müştekinin aşamalarda alınan ifadesinde; sanıkların kendisine arkasından sopa ile vurduklarını, kimin vurduğunu tam olarak göremediğini ancak döndüğünde sanık …’ın elinde sopa gördüğünü, yere düştükten sonra sanıkların yanına gelip vurmaya devam ettiklerini beyan etmesi, sanıkların da çıkan kavgada müştekiye hep birlikte vurduklarını ikrar etmeleri karşısında, sanıkların TCK’nin 37. maddesi uyarınca birlikte iştirak iradesi ile hareket ettikleri anlaşılmakla, sanık … hakkında da TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan sopa ile kasten yaralama suçundan sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık … hakkında eksik ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/8 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/681 Esas, 2021/1117 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 … maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz sebepleri; sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların kardeş oldukları, olay tarihinde katılanın Zile İlçesi’ndeki evine gitmekteyken Kız Meslek Lisesi civarındaki parkta araçla yanlarına gelen sanıklar …, … ve temyiz dışı … ile tartışmaya başladığı, tartışma sırasında sanıklardan … ile …’ın birlikte iştirak iradesi ile ele geçirilemeyen ancak katılanın aldırılan adli muayene raporu kapsamında anlatımına uygun şekilde silahtan olduğu takdir edilen sopa ile katılanın başına vurdukları, akabinde sanıklar … ve …’nin katılanı tekmeledikleri olayda, sanıklar hakkında kasten yaralama suçlarından uygulamalar yapıldığı, anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan beyanları, katılana ait adlî muayene raporu, sanıklara ait adlî sicil kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında; Yargıtay bozma ilamı öncesi aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle kazanılmış hakkı uyarınca cezanın 4 ay üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması hukuka aykırı ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının tayini ile uygulamaların yerinde olduğu belirlenmiş, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin varlığı ve derecesi yerinde görülmüş, hükümlerde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2021/681 Esas, 2021/1117 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün mahsus yerine
“sanık …’ın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca infaz edilecek netice ceza miktarının 4 ay olarak belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.