Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12794 E. 2023/1020 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12794
KARAR NO : 2023/1020
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2013 tarihli ve 2010/454 Esas, 2013/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci

fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.

2. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2013 tarihli ve 2010/454 Esas, 2013/318 Karar sayılı kararının, katılan ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/21714 Esas, 2016/14719 Karar sayılı ilâmıyla, sanığın, kardeşi olan katılana karşı kasten yaralama eylemini silahla gerçekleştirdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentlerini ihlal etmesi ve sanık hakkında aynı olayda iki ağırlaştırıcı neden bulunması gözetilerek aynı Kanun’un 61 … maddesi gereğince temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2016 tarihli ve 2016/400 Esas, 2016/596 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan cezanın, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 12.12.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

4. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2022/33 Esas, 2022/219 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde 25.05.2021 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1.Eylem meşru savunma kapsamında kaldığına,
2. 5 yıllık denetim süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesi gerektiğine,
3.Vesaire,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

1. Sanık ile katılanın öz kardeş oldukları, olaydan iki yıl öncesine kadar ticari ortak olarak birlikte iş yaptıkları, sonra sanığın ortaklıktan ayrılarak kendi başına ticari faaliyet yürüttüğü, bu tarihten sonra

aralarında ailevi ve ekonomik nedenlere dayalı geçimsizlikler ve anlaşmazlıklar başladığı ve husumet oluştuğu, sanığın kardeşi olan katılanın kendisini rahatsız etmesinden bıkarak Kilyos köyündeki evini terkedip Tarabya mahallesinde halen oturduğu eve taşındığı, ancak katılan tarafından rahatsız edilmeye devam ettiği, sanığın olay tarihinde, oğulları olan tanıklar …. ve ….,.’yi, katılan ağabeyi ile birlikte kalan babaannelerini alıp gelmeleri için katılanın ikamet ettiği Şişli Ayazağa’daki evine gönderdiği, tanıklar M.F. ve F.F., evinin yakınında karşılaştıkları amcaları katılanın kendilerini tehdit ettiğini ve üzerlerine yürüdüğünü iddia ederek Ayazağa karakoluna şikayet için giderlerken, telefonla babaları olan sanığı arayıp olayı anlattıkları, sanığın Ayazağa yerine Sarıyer Asayiş Büro Amirliğine gitmelerini, kendisinin de eşi ile birlikte oraya geleceğini söylediği, sonra Sarıyer Asayiş Büro Amirliği önünde buluştukları, bu sırada katılanın küfrederek ve elindeki taşları kendilerine atarak yanlarına doğru geldiğini gören sanığın yanında getirdiği taşıma ruhsatlı tabancasını çıkartıp yere doğru 9-10 el ateş ettiği, yerden seken mermilerden birkaçının katılanın ayağına isabet ettiği, katılanın alınan adlî muayene raporuna göre yaşamını tehlikeye sokmayacak ve basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların beyanları dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılanın yaralanmasına ilişkin olarak adlî muayene raporu, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, ekspertiz raporları, ihbara konu dava dosyasında mevcuttur.

4. Dosyada mevcut nüfus kayıt örneklerine göre tarafların kardeş oldukları ve soyadlarını değiştirdikleri anlaşılmıştır.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay
bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

6. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 12.12.2016 tarihinde usûlüne uygun olarak kesinleştiği belirlenmiştir.

7. Sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine dair 27.11.2021 tarihinde kesinleşen Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2021/1558 Esas, 2021/1950 Karar sayılı kararı dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen “1 yıl 6 ay” hapis cezasının aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca (1/2) oranında artırılırken, “1 yıl 15 ay” hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak “2 yıl 3 ay” hapis cezasına hükmedilmesi, sonuç ceza doğru hesaplandığından bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Meşru Savunma Yönünden
Katılanın taşlar atması, buna karşılık sanığın tabanca kullanarak 9-10 el ateş etmesi karşısında meşru savunma koşulları arasında yer verilen orantılılık ilkesinin somut olayda bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı durumlarda 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi kapsamında meşru savunmada sınırın aşılması durumunun da gündeme gelmeyeceği, ancak olayda haksız tahrik hükümlerinin tatbikinin gerektiği, açıklanan nedenlerle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 25 … maddesinin birinci fıkrası kapsamında meşru savunma, 27 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden ve sanık hakkında kurulan hükümde isabetli şekilde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indirimi uygulandığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Denetim Süresi Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 12.12.2016 tarihinde usûlüne uygun olarak kesinleştiği, sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 25.05.2021 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2022/33 Esas, 2022/219 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.