YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12871
KARAR NO : 2023/2320
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/174 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenerek 1 yıl denetim süresi belirlenmesine verilmiştir.
2. Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/174 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 15.10.2020 tarihli ve 2020/8026 Esas, 2020/13741 Karar sayılı kararı ile yaralanmanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2020/116 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenerek 1 yıl denetim süresi belirlenmesine verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanığın cezasında kemik kırığı nedeniyle yapılan artırım oranının fazla olduğuna, vesaire ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut, her türlü şüpheden uzak, net ve inandırıcı bir delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, haksız tahrik indirim oranının az olduğuna, sanığın cezasında kemik kırığı nedeniyle yapılan artırımın fazla olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, sanığın kızı ile evlenmek istediği, sanığın ve sanığın kızının bu evliliğe rızasının olmadığı, katılanın bu konuda tarafları huzursuz ettiği, olay günü katılanın yine sanığın kızını istemeye geleceklerini söylemesi üzerine sanığın katılanın bulunduğu yere doğru yola çıktığı ve tarafların tartışmaya başladıkları tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın katılanı kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiştir. Katılan sanığın tekme ve yumrukla kendisini yaraladığını beyan etmiştir.
3. Katılan hakkında düzenlenen Kargı Devlet Hastanesinin 26.07.2015 tarihli ve Çorum Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 04.09.2015 tarihli adlî muayene raporlarında, burun nasal kemikte deviasyonla birlikte 2 cm’lik kanamalı onarım gerektiren sıyrık olduğu, sol omuzda hareketli …, sağ ve sol omzun pectoral yüzünde sıyrıklar, eritemli mevcut olduğu, sırtta sağ bölgede eritemli sıyrıklar ve medial hatla omurga hizasında yer yer hafif ekimoza benzeyen koyu alanların mevcut olduğu, batında defans rebound saptanmadığı, sağ göz alt tarafta kanamalı sıyrık mevcut olduğu,burun kemiğinde kırığa neden olan darp edilme arızasının; hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet Savcısının ve Sanık Müdafiinin Kemik Kırığı Artırım Oranınına, Sanık Müdafiinin Sübuta, Haksız Tahrikin Derecesine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden
Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları ve bir kısım tanık beyanları ile uyumlu adlî muayene raporları karşısında, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın cezasında kemik kırığı nedeniyle yapılan artırım oranının 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde yer alan orantılılık ilkesine uygun olduğu belirlendiğinden ve katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2020/116 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.