Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12874 E. 2023/3311 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12874
KARAR NO : 2023/3311
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/597 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.

2. Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/597 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/6567 Esas, 2020/12827 Karar sayılı kararı ile özetle katılandaki yaralanmanın yüzde sabit ize ya da yüzde sürekli değişikliğe neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmeden yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması, gerekçeli karar başlığında sanığın sıfatının müşteki sanık olarak gösterilmesi, sanığın katılana yönelik suçu silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirmesi karşısında cezasında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçeleriyle sanığın kazanılmış haklarının 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2020/737 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak sanığın kazanılmış hakkı gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000, 00 TL adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; lehine karar verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay tarihinde Üç Cevizler kahvehanesinin önüne geldiğinde yolun kenarında katılan … ve tanık C.U.’nun alkol aldıklarını gördüğü, katılanın yanına gidip konuşmaya başladığı, katılana çevredeki insanları rahatsız etmemesini söylediği, bu nedenle aralarında tartışma çıktığı, sanığın yanında bulunan ve ele geçirilemeyen bıçak ile katılanı sol çene bölgesinden yaraladığı, olay yerine daha sonra sanığın kardeşi olan …’in geldiği, her ikisinin de katılana saldırdıkları, bıçakla katılanı göğsünden de yaraladıkları, katılanın yaralanmasına ilişkin … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 15.10.2021 tarihli rapora göre katılanda meydana gelen yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, yüz sınırları içerisindeki lezyonun sabit iz niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve aynı maddesinin son cümlesi uyarınca belirlenen cezada aynı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılırken cezanın “3 yıl 9 ay hapis cezası” yerine “3 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası” olarak hesaplanması nedeniyle sonuç cezanın ” 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası” yerine “2 yıl 13 ay 20 gün hapis cezası” olarak hesaplanması sureti ile hata yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmında “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının uyarınca sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına” karar verildiği, Mahkemece sanığın kazanılmış haklarının korunmasına ilişkin uygulama yapılırken kazanılmış hakkın sonuç ceza miktarına ilişkin olduğunun gözetilmemesi ve ilgili Kanun ile maddesi gösterilmeden uygulama yapılması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2020/737 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından yedinci, dokuzuncu ve onuncu paragrafların çıkarılması ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere“Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 6.000, 00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 24 eşit taksitte birer ay ara ile ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.