YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12911
KARAR NO : 2023/686
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2017 tarihli ve 2016/401 Esas, 2017/338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.06.2018 tarihli ve 2018/246 Esas, 2018/1336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekillerinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının katılan vekilleri ve sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/3173 Esas, 2021/7634 Karar sayılı kararı ile özetle; 5271 sayılı Kanun 226 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmaksızın 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlan[ması] nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/1531 Esas, 2021/2633 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı maddenin aynı fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekillerinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında kurulan hükümde üst sınırdan ceza belirlenmesi gerektiğine,
2. Koşulları oluşmadığı hâlde haksız tahrik indirimi ve takdiri indirim sebebi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayinine,
İlişkindir.
B. Sanık Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına,
2. Haksız tahrik indirim oranının yetersiz olduğuna,
3. Hükmolunan netice cezanın ertelenmesi talebine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanığın suç tarihinde katılanın ikâmet ettiği apartmanın mantolama işini yapmakta olduğu, taraflar arasında ücretin ödenmesi konusunda başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, katılanın sanığa hakaret etmesi üzerine sanığın kafa atarak katılanı adlî muayene raporunun içeriğine göre burnunda hayat fonksiyonlarına etki derecesi orta (2) derece kemik kırığı ve yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yollu kabul ettiği belirlenmiştir.
3. Katılanın, her aşamada istikrarlı anlatımlarda bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. İhtisas Kurulu tarafından oybirliğiyle tanzim olunan 5 Haziran 2017 tarihli;
“…burun kemiğinde açık parçalı kırığa ve yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının;
1. Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2. …basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3. …şahısta saptanan kırığın, hayat fonksiyonlarını Orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
4. Organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel kısıtlılık tarif ve tespit edilmediği,
5. …yüzde sabit iz niteliğinde olduğu,
6. …kafa atma suretiyle meydana gelebilecek nitelikte olduğu,”
Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
5. Tanıklar ….,., …..,. .’nin beyanları dava dosyasına eklenmiştir.
6. Bölge Adliye Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek sanığa ek savunma hakkının verilmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekillerinin Temyiz Sebepleri
1. Temel Cezanın Belirlenmesi Yönünden
Mahkemece kurulan hükümde, “..Sanığın suç işleme kastının yoğunluğu, suçun işleniş şekli dikkate alınarak…” şeklindeki gerekçe ile temel cezanın takdiren teşdiden belirlendiği ifade edilmiş olup suçun işleniş biçimi, katılan hakkında tanzim olunan adlî muayene raporunda tarif edilen yaralar vesair hususlar dikkate alındığında, Mahkemece temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılma miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız Tahrik Yönünden
Sanığın, her aşamada katılanın kendisine hakaret etmesi nedeniyle öfkelenerek suçu işlediğini beyan ettiği, sanık savunmasının aksinin ispat olunamadığı, katılanın bu şekilde sergilediği haksız
eylemin türü ve derecesi gözetildiğinde sanık lehine kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik indiriminin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Takdirî İndirim Nedeni Yönünden
Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, “…sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları dikkate alınarak” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri
1. Meşru Savunma Yönünden
Sanık ile katılan arasında sözlü tartışma yaşanması üzerine sanığın kafa atarak katılanı yaraladığı, katılanın sanığa yönelik hakaret eylemi dışında eyleminin bulunmadığı anlaşılmakla, olayda sanık lehine meşru savunma koşullarının bulunmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız Tahrik Yönünden
Katılanın sanığa hakaret etmesi şeklinde sergilediği haksız eylemin türü ve derecesi gözetildiğinde sanık lehine kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği asgari oranda (1/4) haksız tahrik indiriminin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Erteleme Hükümleri Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümde; “Sanığın suç işleme hususundaki eğilimi, geçmişteki hali, adli sicil kaydı dikkate alınarak cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmadığından…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında erteleme müessesesinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/1531 Esas, 2021/2633 Karar sayılı kararında katılan vekilleri ile sanık müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.