Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12970 E. 2023/4194 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12970
KARAR NO : 2023/4194
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin öğrenme üzerine süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2015 tarihli ve 2014/738 Esas, 2015/714 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye karar verilmiştir.

2. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/6770 Esas, 2019/16054 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Tarafların karşılıklı olarak kavga ettikleri ve mağdur hakkında da sanığı kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 367 Karar sayılı Kararı uyarınca, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin yasa değişikliklerinin dikkate alınması gerektiği,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2020 tarihli ve 2019/934 Esas, 2020/27 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye karar verilmiştir.

4. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/12889 Esas, 2020/16156 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a) Basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Daha ağır ceza içeren ilâmın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle bozulmasına ve tekerrüre esas alınan ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

5. Sanık hakkında bozma ilâmı sonrasında 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmiş ancak; sanık müdafiinin itirazı üzerine genel hükümlere göre dosya yeniden ele alınmış ve Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/392 Esas, 2021/739 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten

yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 54 üncü maddesinin birinci ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğname ile sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle reddine karar verilmesi görüşü ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; beraat kararı verilmesi ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemeyen şekilde çıkan kavga sırasında sanığın sopa ile mağdura vurmaya çalıştığı ancak; isabet etmemesi nedeniyle eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, mağdur beyanı, kavganın diğer tarafları ile tanık anlatımları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. Bafra Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 08.07.2014 tarihli adlî muayene raporunda; mağdurun boyun ve göğüs ön yüzünde kızarıklık bulunduğu, yaralanmasının basit tıbbî müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) ve (4) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği, ancak bozma gereklerinin kısmen yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Kararın 03.11.2021 tarihinde sanık ve müdafiinin yokluğunda verildiği, karar tarihinden önce 22.09.2021 tarihinde sanık müdafiine yapılan tebligatın, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına ilişkin gerekçeli karar ve itiraz üzerine dosyanın yeniden ele alınması nedeniyle düzenlenen tensip zaptına ilişkin olduğu, 03.11.2021 tarihinde verilen karar henüz sanık müdafiine tebliğ edilmeden sanık müdafiinin öğrenme üzerine 11.11.2021 tarihli dilekçesi ile hükmü kanunî süre içerisinde temyiz ettiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık müdafiinin; beraat kararı verilmesi ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mağdurun, kavganın diğer taraflarının ve tanıkların beyanları ile eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, mükerrir olan ve engel sabıkası bulunduğu anlaşılan sanık hakkında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek lehe olan hükümlerin uygulanmadığı, sanık hakkında kurulan hükümde düzeltilen husus dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmında, söz konusu kararın sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle tekerrüre esas alınan ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiği belirtildiği halde, bozma sonrası daha ağır ceza içeren ilâm tekerrüre esas alınmasına rağmen, ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeyerek 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/392 Esas, 2021/739 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince, hükmün 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrasının devamına “tekerrüre esas alınan cezanın miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.