Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13030 E. 2023/3205 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13030
KARAR NO : 2023/3205
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/411 Esas, 2016/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e)

bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2015/411 Esas, 2016/463 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 20.05.2021 tarihli ve 2021/6429 Esas, 2021/8563 Karar sayılı kararı ile özetle; sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine bazı ibarelerin eklenmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Konya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/469 Esas, 2022/215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sübuta, suç kastının bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, olası kast ve meşru savunma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmadığına ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’in, temyiz dışı katılan …’in kardeşi olduğu, …’ın daha önce sanığın iş yerinde çalıştığı ancak sanığın iş yerinden ayrılıp bu iş yerinin karşısına yeni bir iş yeri açtığı ve sanığın yanında çalışan temyiz dışı mağdur …’ün de sanığın yanından ayrılıp …’ın yanında çalışmaya başladığı, sanığın bu duruma öfkelendiği ve sürekli mağdur …’ın iş yerine dönmesini istediği, olay günü de önce mağdur … ile telefonda hakaret ve tehdit içerikli konuşma yaptığı, sonra …’ın iş yerine gittiği, sanığın yazıhaneye gelerek “o a. koyduğumun oğlu ustanız nerede” şeklinde hakaret ettiği, orada bulunan katılanın ve tanıkların sanığı yazıhaneden dışarı çıkarmaya çalıştıkları, bu esnada belinden bir bıçak çıkararak yine …’a ve …’a tehditte bulunduğu, katılanın sanığı iş yerinden çıkarıp arabasına doğru götürdüğü ve sakinleştirmeye çalıştığı, araca katılan ve sanığın bindikleri, 70-80 metre kadar ilerledikleri sanığın şiddet eğilimini sürdürdüğü, bu kez katılan ile tartıştığı, katılanın sanığı sakinleştiremeyeceğini anlayınca araçtan indiği, sanığın da araçtan inerek katılanın yanına gelip belinden 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz sustalı çakıyı çıkartıp,

katılana doğru salladığı ve katılanı sırtının sol alt tarafından yaraladığı, katılanın pnömotoraksa neden olan toraksa penetre kesici delici alet yaralanması ile yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralandığı, katılanın yaralanması akabinde olay yerinden kaçarak iş yerine geldiği ve kendi aracıyla hastaneye gittiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun, 11.01.2016 tarihli ve 132 karar numaralı; “…Kişide sol hemitoraks posterior aksiller hat 8. interkostal aralığa uyan bölgede tarif edilen, göğüs boşluğuna girerek pnömotoraksa neden olan kesici delici alet yaralanmasının, a.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU, b.Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI…” görüşünü içerir raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Sanık savunması, katılanın ve tanıkların beyanları, olay yeri inceleme raporu, 28.04.2015 tarihli bilirkişi raporu, suça konu bıçak hakkında düzenlenen 11.05.2015 tarihli bilirkişi inceleme tutanağı, sanığın nüfus kayıt örneği ve adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin; sübuta, suç kastının bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, olası kast ve meşru savunma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmadığına ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılanın beyanı ile uyumlu adlî raporu ve görüntü kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu uyarıca eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın katılanı doğrudan hedef alarak bıçakla yaraladığı, olası kast hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu, katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmaması karşısında meşru savunma ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/469 Esas, 2022/215 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.