Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13037 E. 2023/572 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13037
KARAR NO : 2023/572
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2017 tarihli ve 2017/59 Esas, 2017/572 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu

maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/2975 Esas, 2018/500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/2975 Esas, 2018/500 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarihli ve 2020/19752 Esas, 2020/16749 Karar sayılı kararı ile;
“… 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesinde öngörülen ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki “cezada orantılılık ilkesi” uyarınca, olaya ilişkin bilgi ve deliller isabetle değerlendirilip, denetime imkan verecek ve somut gerekçeler gösterilmesi suretiyle temel cezanın belirlenmesi yerine TCK’nin 61. maddesinde belirtilen yasal ibarelerin sanığın fiiliyle ilişkilendirilmeden tekrarlanması suretiyle ve hukuki dayanaktan yoksun soyut gerekçelerle temel cezanın yazılı şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi…”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2020/2434 Esas, 2021/2328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin son fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Sübuta,
Yüzde sabit iz hususunda yeniden rapor aldırılması gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin uygulanmasının hatalı olduğuna,
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Sanık ile katılan arasında alacak ve borç meselesi nedeniyle yaşanan tartışma sırasında sanığın, katılanı yumruk vurmak suretiyle darp ederek Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 06.06.2017 tarihli raporunda belirtildiği üzere yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.

3. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuştur.

4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 06.06.2017 tarihli ve 60405422/103/1162 sayılı;
“… sağ frontalde kaş üzerinden geçerek devam eden yukarıdan aşağıya seyirli 3,5 cm lik çevre doku ile belirgin derecede renk ve seviye farkı bulunan, sözel konuşma mesafesinden ilk bakışta dikkati çeken eski yara nedbesi tespit edildiği…
SONUÇ
•Yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte
olduğu,
•Yaşamını tehlikeye sokan bir durum oluşturmadığı,
•Yüzünde sabit iz niteliğinde olduğu,
•Duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflaması ya da işlevinin yitirilmesi niteliğinde olmadığı,
•Vücutta kemik kırığı olmadığı..”
Şeklinde görüş içeren raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Bölge Adliye Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sübut Yönünden
Katılanın aşamalarda değişmeyen, istikrarlı beyanları ile uyumlu adli rapor içeriği uyarınca, sanığın eyleminin sübut bulduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Eksik İnceleme ve Suç Vasfı Yönünden
Katılanın yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda düzenlenen Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 06.06.2017 tarihli ve 60405422/103/1162 sayılı raporunun adli tıp kriterlerine uygun şekilde tespitte bulunduğu ve raporun hükme esas alınacak yeterlilikte olduğu anlaşılmakla, bu hususta yeniden rapor aldırılmamasında ve sanık hakkında hükmedilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılmasına isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Haksız Tahrik Yönünden
Alacak-borç ilişkisi konusundaki anlaşmazlığın haksız tahrik sebebi olamayacağı yönündeki Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da göz önüne alınarak, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2020/2434 Esas, 2021/2328 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.