Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13049 E. 2023/1706 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13049
KARAR NO : 2023/1706
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/1375 Esas, 2016/537 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e)

bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve 1 yıl süre ile denetim süresi uygulanmasına karar verilmiştir.

2. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/1375 Esas, 2016/537 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 19.10.2020 tarihli ve 2020/5162 Esas, 2020/14012 Karar sayılı kararı ile mağdurun yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı ve kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisi hususunda en yakın adli tıp şube müdürlüğünden rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi, Mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği kabul edildiği halde sanığın cezasında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılmaması, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme ile ilgili kararı verecek mahkemeye ait olduğu gözetilmeden sanık hakkında 1 yıl denetimli serbestlik süresi belirlenmesi ve hak yoksunluklarına ilişkin bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçeleriyle sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış haklarının dikkate alınması suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2020/576 Esas, 2021/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; savunma hakkının kısıtlandığına, mağdur hakkında aldırılan raporun usulüne uygun olmadığına, yeniden rapor aldırılması gerektiğine vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdurun arkadaş oldukları, olay günü bir mekanda arkadaşları ile birlikte alkol aldıkları sırada yan masalarında oturan iki kişinin karşılıklı küfürlü konuşmaları üzerine mağdurun bu kişilere müdahale etmek istediği, bunun üzerine sanık ile aralarında tartışma yaşandığı ve tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın ele geçirilemeyen sopa ile mağdura vurmak sureti ile sağ kaş kenarında 1 cm laserasyon, burun üzerinde ödem, nazal fraktür, sağ kulak arkasında 3 cm derinlikte sıyrık, sağ el bileği üzerinde ödem oluşacak şekilde yaraladığı, mağdurda meydana gelen kemik kırığının hayati fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediği ve yüzde sabit ize neden olmadığı anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, mağdur hakkında aldırılan raporun usulüne uygun olmadığına, yeniden rapor aldırılması gerektiğine vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Bozma üzerine yapılan yargılamada duruşma gününün 03.12.2020 tarihinde sanığın bizzat kendisine usulüne uygun biçimde yapılan tebliğine rağmen sanığın duruşmaya iştirak etmediği, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin ikinci fıkrasının “Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir.” hükmü ve bozmaya konu cezadan daha ağır bir cezaya hükmedilmemiş olması karşısında sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığının tespit edildiği, mağdurun yaralanmasına ilişkin Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı paragrafında yer bilgilerine yer verilen bozma ilamı doğrultusunda … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 01.04.2021 tarihli adlî tıp raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gözetilerek sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2020/576 Esas, 2021/506 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.