Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13137 E. 2023/599 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13137
KARAR NO : 2023/599
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlamış yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2012 tarihli ve 2012/30 Esas, 2012/242 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından açılan kamu davasında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2012/147 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılan …’na yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b) Katılan …’na yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2012/147 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 25.06.2018 tarihli ve 2017/15864 Esas, 2018/11471 Karar sayılı kararıyla;
“a) Katılan …’in yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 04.09.2013 tarihli raporunda, dava konusu olaya bağlı gelişen nörolojik tablonun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalık niteliğinde olduğunun belirtilmiş olması karşısında, katılan sanık hakkında Türk Ceza Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/2-a, 87/2-son maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi,

b) Katılan sanığın, katılan …’i yaşamsal tehlike geçirecek, iyileşmesi olanağı olmayan hastalığa neden olacak ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle, Türk Ceza Kanun’un 3 üncü maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gözetilerek, sonuca etkili olacak şekilde temel ceza tayininde, Türk Ceza Kanun’un 61 inci maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Katılan sanık …’nin aşamalardaki anlatımları ve bu anlatımları doğrular nitelikteki …’nun beyanları ve mahkemenin kabulüne göre, katılan sanık …’ın, kavga sırasında …’nin rızası hilafına evinin demir kapısından geçerek içeri girdiğinin anlaşılması karşısında, katılan sanık …’ın rıza hilafına girdiği kısmın, konut yada konutun eklentisi niteliğinde olup olmadığı hususunun iddianame ve kolluk ihbar evrakında belirtilen olay yeri görüntülerini içerir CD incelenerek, görüntülerin yetersiz kalması halinde ise keşif yapılarak tespit edildikten sonra sonucuna göre, katılan sanık …’ın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2018/329 Esas, 2020/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılan …’na yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b) Katılan …’na yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

5. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2018/329 Esas, 2020/76 Karar sayılı kararının katılan … vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 17.05.2021 tarihli ve 2021/3616 Esas, 2021/8075 Karar sayılı kararıyla;
“1) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/2-b, son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 8 yıl hapis cezası olması nedeniyle, sanığın bozma sonrası savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla müdafii huzuru ile alınması gerektiği gözetilmeden; savunmasının müdafii olmaksızın yakalama yoluyla başka mahkemede aldırılması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2, 150/3, 188/1 inci maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanık hakkında, katılan …’na karşı 5237 sayılı TCK’nin 116/1. maddesi gereğince konut dokunulmazlığını ihlal suçundan, katılan …’na karşı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-a,d, 87/2-a, b, c, 87/3 üncü maddeleri gereğince neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kamu davaları açıldığı belirlenmekle, suç tarihinde katılan …’na karşı işlenen konut dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşılmış ise de 5271 sayılı CMK’nin 253/3 üncü maddesinin ikinci cümlesinin 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı farklı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşmanın mümkün olabileceği hükmünün de getirilmiş olması karşısında, sanık ile katılan … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince yeniden uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişi
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/133 Esas, 2022/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılan …’na yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b) Katılan …’na yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına,
2. Sanığın savunma hakkının kısıtlandığına,
3. Suç vasfının taksirle yaralama olduğuna,
4. Sanığın beraat etmesi gerektiğine,
5. Yargılama aşamasında vefat eden katılan … lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine,
6. Vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü sanığın babası olup yargılama aşamasında vefat eden …’nun, katılan …’nin evinin önünden geçtiği sırada …’nin kızı ….’yi “Seni sinkaf edeceğim, seni tenhada yakalamayayım, seni öldüreceğim” şeklinde tehdit etmesi üzerine, ….’nin sanığın babasını sopa ile darp ettiği, …’nun da ….’ye sopa ile karşılık verdiği, ardından katılan …’nin kardeşi….’nin yaralı vaziyette yolda yürümekte olan …’nun yanına gidip hakaret edip sopa ile vurduğu, durumu haber alan sanığın olay yerine gittiği, sanığın, katılan …’nin rızası hilafına demir kapıdan geçerek aldırılan bilirkişi raporuna göre bina dahilinde olan alana girip eline aldığı tuğlayı, evin iç kapısının önünde durmakta olan katılan …’na iki metre mesafeden fırlatması sonucu katılan …’in frontal kemikte kırığa, kafa içinde kanama ve kontüzyona, pnömosefaliye neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanık suçlamayı tevilli ikrar etmiştir.

3. Katılan …’in yaşlı olması, kulağının ağır işitmesi ve algılamasındaki zayıflık nedenleriyle beyanının tam olarak tespit edilemediği belirlenmiştir.

4. Katılan …’nin aşamalardaki beyanları ile tanıklar …., …. ve ….’nün beyanları birbirleri ile örtüşmektedir.

5. Sanığın eylemi sonucu katılan …’in yaralanmasına ilişkin Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 04.09.2013 tarihli raporda;
“Frontal kemikte kırığa, kafa içinde kanama ve kontüzyona, pnömosefaliye ve ayrıca yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının;
1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU
2-Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3-Dava konusu olaya bağlı gelişen nörolojik tablonun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalık niteliğinde OLDUĞU,
4-Kişi hakkında düzenlenmiş olay tarihli tıbbi belgelerde tarif edilen ve kişinin 22.8.2012 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde yüz sınırları içerisinde tesbit edilen yara izinin önemli derecede cilt renk ve seviyesini almış olup, belirli bir mesafeden, ilk bakışta belirgin bir şekilde farkedilmediğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde OLMADIĞI,
5-Vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak olarak sınıflandırıldığında, şahısta saptanan kırığın, hayat fonksiyonlarını Orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.”
Görüşlerini içeri adli rapor dosya arasında mevcuttur.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin kısmen yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Savunma Hakkına İlişkin Temyiz Yönünden
Hukuki Süreç başlığının (5) numaralı paragrafında yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği halde ilamın (1) numaralı bozma nedeni yerine getirilmeden, sanığın müdafii huzurunda bozma sonrası savunması tespit edilmeden hüküm kurularak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, F.C.B./İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991 kararında belirtildiği üzere Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ncı maddesine ve 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci maddesine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Meşru Savunmaya İlişkin Temyiz Yönünden
Sanığın, babasının darp edildiğini duyması üzerine olay yerine giderek karşı tarafla kavga ettiği sırada ikametin kapısının önünde beklemekte olan katılan …’e tuğla atmak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminde, meşru savunma koşullarının bulunmadığı, bu itibarla sanığın ancak haksız tahrikin etkisi altında hareket ettiğinin kabul edilebileceği, kaldı ki sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci maddesi uyarınca, makul düzeyde (1/2) haksız tahrik indirimi uygulandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Suç Vasfına Yönelen Temyiz Yönünden
Sanık müdafii her ne kadar sanığın eylemini taksirle işlediğini beyan etmiş ise de, tanık ….’nin “… bizim evin demir kapısından içeri girdi ve evin içerisinde bulunan dedem …’nun kafasına elindeki tuğlayı fırlattı ve dedemin kafası yarıldı” şeklindeki anlatımı ile tanıklar…. ve …’nün doğrular nitelikteki beyanlarından sanığın, katılanın bulunduğu yere doğru tuğla atması neticesinde yaralanmasına neden olduğu somut olayda taksirle yaralama suçunun unsurlarının oluşmadığı bu itibarla suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Yönünden
Oluş, iddia, dava dosyası kapsamı, sanığın soruşturma aşamasındaki tevilli ikrarı, mağdur hakkında tanzim olunan adlî muayene raporu ile dosya kapsamındaki tanık beyanları karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Vekalet Ücretine İlişkin Temyiz Yönünden
Katılan …’nun hüküm tarihinden önce 21.04.2017 tarihinde vefat ettiği, katılan … ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinin ölüm sonucu sona ermesi karşısında katılan … lehine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmış olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.

6. Vesaire İlişkin Temyiz Yönünden
Aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/133 Esas, 2022/115 Karar sayılı kararının, Gerekçe başlığı altında (1) ve (5) numaralı paragraflarında açıklanan “sanığın savunma hakkının kısıtlanması ve vekalet ücreti” yönlerinden 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.