YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13219
KARAR NO : 2023/1846
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/454 Esas, 2015/688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasının 51 inci maddesi gereği ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Çatalca 1. … Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/454 Esas, 2015/688 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının (lehine) temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2019/5759 Esas, 2019/13466 Karar sayılı ilâmıyla;
”a) Mağdur …’in sanığın eylemi nedeniyle yüz bölgesinde gerçekleşen yaralanmasına ilişkin sabit iz oluşturup oluşturmadığına dair Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor alınarak sanığın hukuki durumunun tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi kapsamında haksız tahrik indiriminin asgari sevide uygulanması gerektiği,
c) Lehe hükümlerin uygulanması talebi bulunan ve adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması dışında sicil kaydı bulunmayan sanık Hakkında cezanın caydırıcı olma prensibi uuyarınca takdiren 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırım hükümlerin eksik ve yetersiz gerekçe ile uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi ”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli, 2019/625 Esas, 2020/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli, 2019/625 Esas, 2020/359 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/9719 Esas, 2021/11857 Karar sayılı ilâmıyla; ”Mahkemece verilen 21.10.2015 tarihli ve 2015/454 Esas – 2015/688 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından sanık lehine temyiz edilmesine ve Dairemizce hükmün sanık aleyhinde temyiz bulunmaması nedeniyle ceza miktarının 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği belirtilerek bozulmasına karşın, bozmadan önceki hükümde sanık hakkında erteli “7 ay 15 gün” hapis cezasına karar verildiği halde, bozmadan sonraki hükümde sanık hakkında “3 yıl 1 ay 15 gün” hapis cezasına karar verilmesi nedeniyle kazanılmış hakka dikkat edilmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine aykırı davranılması ve sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli, 2021/269 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık aleyhine temyiz bulunmadığından CMK’nin 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu hapis cezasının da 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 4.500 Türk Lirası adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.11.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri;
Sübuta, koşulları oluşan meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik incelemeye, tahrikin derecesine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık …’ın mağdur …’in dükkanına gelerek aniden mektup açacağı ile saldırdığı, mağdurun sanığın eylemi nedeniyle yüz bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve sabit … oluşacak şekilde yaralandığı, tanık beyanlarına göre sanığın eylemini mağdurun tanıklara söylediği ve sanığın kız arkadaşını küçük düşürücü sözlerin etkisi ile duyduğu öfke ve üzüntü içinde işlediğinden sanık lehine asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulandığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın tevil yollu ikrar içeren savunmaları, tanık beyanları, Silivri Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 27.01.2020 tarihli adli tıp raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) ve (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Sübuta, Eksik İncelemeye, Meşru Savunmaya, Meşru Savunmada Sınırın Aşıldığına, Tahrikin Derecesine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, verilen ceza miktarı yönünden Mahkemenin takdir ve uygulamasında isabetsizlik görülmediği, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunma, yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmektedir. Savunmanın, meşru savunma şartlarının bulunduğu sırada başladığı, ancak orantılılık ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle meşru savunmanın gerçekleştiğinin kabul edilmediği durumlarda ise 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinde düzenlenen “Sınırın aşılması” söz konusu olabilmektedir. Buna göre somut olayda sanığın suç tarihinde silahsız mağdura iş yerine gelerek aniden saldırdığının mağdur ve tanık beyanları, sanık savunmaları, olay yeri görgü tespit tutanağından açıkça anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 25 ve 27 nci maddelerinin uygulama olanağı bulunmadığı, Hukuki Süreç başlığı altında (2) ve (4) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen bozma ilamı doğrultusunda verilen hükme yönelik anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık hakkında mağdura yönelik kasten yaralama eylemi nedeniyle verilen Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/454 Esas, 2015/688 Karar sayılı kararı ile 7 ay 15 günlük hapis cezasının, aynı Kanun’un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine karar verilmiş olup bu kararın, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından (lehine) temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 3. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2019/5759 Esas, 2019/13466 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli, 2019/625 Esas, 2020/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 3. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2019/5759 Esas, 2019/13466 Karar sayılı ilâmı ile; ”Mahkemece verilen 21.10.2015 tarihli ve 2015/454 Esas ve 2015/688 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından sanık lehine temyiz edilmesine ve Dairemizce hükmün sanık aleyhinde temyiz bulunmaması nedeniyle ceza miktarının 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği belirtilerek bozulmasına karşın, bozmadan önceki hükümde sanık hakkında erteli “7 ay 15 gün” hapis cezasına karar verildiği halde, bozmadan sonraki hükümde sanık hakkında “3 yıl 1 ay 15 gün” hapis cezasına karar verilmesi nedeniyle kazanılmış hakka dikkat edilmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine aykırı davranılması ve sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Hukukî süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2022 tarihli, 2021/269 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sonuç ceza miktarı açısından bu cezanın seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği, kazanılmış hak nedeniyle sadece 7 ay 15 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiği halde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih, 2008/6-47 Esas, 2008/43 Karar sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere, ”sanığa daha önce bir kez tanınmış olan hakkın atıfetle genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına” sebep olacak şekilde kazanılmış hakkın yanlış yorumlanarak usul ve yasaya aykırı şekilde atıfetle genişletilerek 7 ay 15 gün hapis cezasının 4.500 Türk Lirası adli para cezasına, seçenek yaptırıma çevrilmesi, bozmayı gerektirmiş ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kabule ve uygulamaya göre de; suç tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuata göre; bozma ilamının içeriğinde de belirtilmiş olduğu üzere kazanılmış hak hususunda, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan “1412 sayılı CMUK’un 326 ncı maddesinin uygulanması yerine ”5271 sayılı CMK’nin 307 nci maddesinin” uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle; Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/269 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün
mahsus bölümünden “5271 sayılı CMK’nin 307 nci maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine ”1412 sayılı CMUK’un 326 ncı maddesi son fıkrası” ibaresi eklenmek suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.