Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13387 E. 2023/921 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13387
KARAR NO : 2023/921
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Makûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2011 tarihli ve 2010/390 Esas, 2011/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/556 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması suretiyle sanık hakkında sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasınave hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/556 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 14.09.2020 tarihli ve 2020/6333 Esas, 2020/10601 Karar sayılı kararı ile sanığın usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeden, yargılama konusu suça ilişkin savunması tespit edilmeden, sanık hakkında hükmün açıklanması ile mahkumiyet kararı verilmesi ve hak yoksunlukları bakımından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/462 Esas, 2020/665 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Subüta,
2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile mağdurun akraba oldukları ve aralarında eskiye dayanan anlaşmazlık bulunduğu, olay günü karşılaşan taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın yumruk atmak sureti ile mağdurun sağ kolunda hayati fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek kırığa neden olduğu anlaşılmıştır.

2. Sanığın aşamalardaki inkara yönelik savunması, katılanın istikrarlı beyanları, tanık anlatımları, katılanın yaralanmasına ilişkin … (Antakya) Devlet Hastanesince düzenlenen 31.01.2011 tarihli adli rapor, olay sonrası İskenderun Devlet Hastanesince düzenlenen ve sanığın vücudunda darp- cebir izi olmadığı tespitine yer verilen 26.04.2010 tarihli adli muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Sübut Yönünden
Mağdur ile eşi N.Z’nin birbiri ile uyumlu beyanları, katılanın yaralanmasına ilişkin adli rapor karşısında, sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Haksız Tahrik Yönünden
Sanık aşamalardaki inkara yönelik beyanlarında, sanık ve eşinin kendisine vurduğunu, kızları ve damadının olay yerine sonradan geldiğini beyan etmiş ise de sanığın olay sonrası düzenlenen adli muayene raporunda darp ve cebir izine rastlanmadığının belirtildiği, mağdur ve eşinin adli muayene raporlarının ise darba ilişkin bulgular içerdiği, mağdur ve eşinin beyanlarının aşamalarda birbiri ile uyumlu olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk haksız hareketin sanık tarafından geldiği anlaşılmış olup sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerleİskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/462 Esas, 2020/665 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate

alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.