YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13390
KARAR NO : 2023/3107
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2015 tarihli ve 2015/450 Esas, 2015/1171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin
birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 20.05.2019 tarihli ve 2019/4469 Esas, 2019/10924 Karar sayılı kararı ile “katılanın yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığının araştırılması ve hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesinin iptal kararının değerlendirilmesi” gerektiğinden bahisle, sanığın kazanılmış hakları korunarak bozulmasına,
3. Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2019/473 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; eksik incelemeye, cezaî sorumluluğu bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın bisikletle, katılanın da ticari taksi ile seyir halinde olduğu, aralarında yol verme meselesinden çıkan tartışmada sanığın testere ile katılanı sabit iz meydana gelecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, adli raporlar, tutanaklar, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
3. Hukuki süreç başlığı altında (2) numarada gösterilen bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas nitelikte kayıt bulunduğu, bozma öncesi hükümde sanık hakkında cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, bu konuda bir bozma sebebi de bulunmadığı halde bozma sonrası kurulan inceleme konusu hükümde, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında uygulama sırasında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendinden sonra 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği 1 kat arttırım uygulanmadan ceza doğrudan 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmiş ise de, sonuç ceza 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendi gereği 5 yıl hapis cezası olarak belirlendiğinden, bu husus sonuca etkili görülmemiş bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın cezai sorumluluğunu etkileyecek nitelikte hastalığı olduğuna dair delil bulunmadığı, yaralanmalara ilişkin aldırılan raporların dosya kapsamına göre yeterli olup çelişki barındırmadığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2019/473 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “sanığın cezasının kazanılmış hak nedeniyle bozma öncesi miktar olan 3 ay 22 gün hapis cezası üzerinden infazı gerektiğinin gözetilmemesi” hususu hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2019/473 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlendiği kısmın sonuna gelmek üzere “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezanın bozma öncesi aleyhe temyiz edilmeyen miktar olan 3 ay 22 gün hapis cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.