Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13462 E. 2023/633 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13462
KARAR NO : 2023/633
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2013/151 Esas, 2014/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2013/151 Esas, 2014/259 Karar sayılı kararının katılanlar vekili temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ve 2016/2350 Esas, 2017/3980 Karar sayılı kararı ile;
“Sanıklar … ve …’nın …’yı kasten öldürdükleri iddiasıyla açılan kamu davasında, 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2 maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davalara katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMUK’nun mağdur … katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hükümler kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/45 Esas, 2018/226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/45 Esas, 2018/226 Karar sayılı kararının katılanlar vekili temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2019/2654 Esas, 2020/417 Karar sayılı kararı ile;
“Katılanlar …, Ayşe ve Fatma vekili Av. … tarafından UYAP sistemi üzerinden 26.09.2018 tarihinde il dışında bir mahkemede şahitli duruşmasının bulunduğu gerekçesiyle ve duruşmanın bir başka güne ertelenmesi istemiyle mesleki mazeret dilekçesi gönderildiği, 27.09.2018 tarihli duruşmada ise bu mazeret dilekçesinin okunmadığı ve talep ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla, CMUK’un 326/2. maddesi uyarınca dava katılanlar ve vekilinin yokluklarında bitirilebilecek olsa da, bu sıfatı almış olan katılanların CMK’nin 234 vd. maddelerinde belirtilen haklarını kullanmalarına engel teşkil edecek nitelikte katılanlar vekilinin mazeret dilekçesi hakkında karar verilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/106 Esas, 2020/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar …, …, … vekili ile katılan … vekilinin temyiz sebepleri;
1. Maktulün ölüm nedeninin tespiti yönünden eksik incelemeye,
2. Suçun sübuta erdiğine
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile maktulün karı koca oldukları, oğulları olan tanık Muhammet’e düğün nedeniyle takılacak olan altınların kaybolması sebebiyle aralarında husumet oluştuğu, olay günü sanığın maktulü boğarak öldürdüğü ancak intihar görünümü verdiği iddia edilen olayda, maktulün ölümüne ilişkin alınan adli tıp raporlarında ölüm olayının ası sonucu meydana gelmiş olduğu, asının kişinin kendisi tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, asının başkası ya da başkaları tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin tıbbi delillerinin bulunmadığı, sanığın mahkumiyetine yeterli somut ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.

3. Olay yeri inceleme raporu, kroki ve keşif tutanağı, görüntü kaydı ve resimleriyle birlikte dosyada bulunmaktadır.

4. Maktul hakkında tanzim olunan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulunun 26.06.2014 tarihli;
“Otopsisinde boyun bölgesinde tespit edilen telem altına uyan bölgelerde ekimoz tanımlandığı dikkate alındığında; ası fiilinin kişi canlıyken gerçekleşmiş olduğu, kişinin ölümünün ası sonucu meydana gelmiş olduğu, adli dosyada mevcut kayıtlı bilgilerde olay öncesi kişinin fiziksel olarak sağlıklı olduğu, kümeste yarım ası şeklinde bulunduğu, hemen indirildiğinin kayıtlı olduğu, olay yeri incelemesinde tespit edilen bulgular, otopsisinde tespit edilen makroskopik ve mikroskopik bulgular, otopsisinde alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesinde yapılan tetkikinde; kişinin kendi savunmasını engelleyecek herhangi bir toksik maddenin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, ası fiilinin kişinin kendisi tarafından husulünün mümkün olduğu, bir başkası ya da başkaları tarafından zorla asıldığının tıbbi delilerinin bulunmadığı, otopsisinde tiroid kartilajda kanamalı tam kat kırık olarak tarif edilen lezyonun resimlerinin Kurulumuzda yapılan incelemesinde; etrafında kanama ve ekimoz bulunmayan düzgün bir kesi olduğu dikkate alındığında otopsi sırasında oluşturulmuş kesiler olduğu”
Görüşlerini içeren kurul raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında ( 4 ) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılanlar …, …, … vekili, katılan … vekili Yönünden
1. Sübut
Maktulün ölümüne ilişkin alınan adli tıp raporlarında ölüm olayının ası sonucu meydana gelmiş olduğu, asının kişinin kendisi tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, asının başkası ya da başkaları tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin tıbbi delillerinin bulunmadığı, raporlarla örtüşen sanığın savunmasının aksini gösterir yeterli somut ve inandırıcı delil elde edilemediği ve sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Eksik inceleme
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulunun 26.06.2014 tarihli raporunda dava dosyasında bulunan evraklar ile sair raporların birlikte yapılan değerlendirmesi neticesinde, maktulün ölüm nedeni kesin olarak tespit edildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/106 Esas, 2020/220 Karar sayılı kararında katılanlar …, …, … vekili ile katılan … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar …, …, … vekili ile katılan … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.