YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13508
KARAR NO : 2023/505
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık ile suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2015 Tarihli ve 2011/134 Esas 2015/387 Karar Sayılı Kararı
1. Sanık … hakkında, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Suça sürüklenen çocuk … hakkında, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi kapsamında kasten yaralama suçunu teşkil ettiği, mağdurun suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olmadığı beyan ettiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine,
3. Suça sürüklenen çocuk … hakkında, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
B. Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 04.11.2020 Tarihli ve 2020/9560 Esas 2020/15423 Karar Sayılı İlâmı
Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2011/134 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararının, o yer Cumhuriyet savcısının sanık … ile suça sürüklenen çocuk … yönünden aleyhe ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyizleri üzerine;
“1. O yer Cumhuriyet savcısının suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkındaki temyiz talebinin incelenmesinde;
Mağdurun suça sürüklenen çocuklar… ve…’un kız kardeşleri ile geçmişte arkadaşlık ettiği, kız kardeşlerinin mağdur tarafından suç tarihinden önce rahatsız edildiğini iddia eden suça sürüklenen çocukların bir düğünde mağdurla karşılaştıkları, suça sürüklenen çocuklar …., ve …..,’in konuşmak için kendisini çağırmaları üzerine mağdurun yanlarına gittiği, sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’un da diğerlerine katılarak mağdura…’ın bıçakla, …’un muştayla, mağdur yere düştüğünde ise suça sürüklenen çocuk … ve sanık …’ın da tekmelerle vurduğu; suça sürüklenen çocuklar ile sanığın eylemleri sonucu mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi ve yüzünde sabit iz niteliğinde sol gözde görme kaybı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda; meydana gelen ağır neticeden suça sürüklenen çocuk … ve sanık … sorumlu tutulmamış ve haklarında farklı şekilde uygulama yapılmış ise de; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirmeleri nedeniyle, suça sürüklenen çocuk … ve sanık …’ın da meydana gelen ağır neticeden TCK’nin 37/1. maddesi gereğince sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk … hakkında düşme ve sanık … hakkında beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2. Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
a) Suça sürüklenen çocuğa isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b maddelerinde yer alan eyleme ilişkin öngörülen cezanın alt sınırının 8 yıl hapis cezası olması nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun istemi aranmaksızın müdafii tayin edilmesi, savunmasının mahkemece bizzat müdafii huzurunda alınması ve yine müdafiin hazır olduğu duruşmada karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren suça sürüklenen çocuğun müdafii yokluğunda savunması alınarak karar verilmesi suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Colozza et Rubinat/İtalya, 12.02.1985 A. 89, Is-30; Campbell ve Fell/Birleşik Krallık, A.80 28.06.1984) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 150/3. ve 188/1. maddelerine muhalefet edilerek suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması,
Kabul ve uygulamaya göre;
b) Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre belirlenen “4 yıl 6 ay” hapis cezasının TCK’nin 87/2-b maddesi gereği (2) kat artırılması suretiyle belirlenmesi gereken ceza miktarı “12 yıl 18 ay” hapis cezası iken, hesap hatası nedeniyle “8 yıl 12 ay” hapis cezası olarak belirlenmesi, bu miktar üzerinden TCK’nin 29. maddesi gereği (¼) oranında haksız tahrik indirimi uygulandığında tespit olunacek “9 yıl 13 ay 15 gün” hapis cezasından yaş küçüklüğü nedeniyle TCK’nin 31/3. maddesi gereği (1/3) oranında indirim sebebi uygulanarak “6 yıl 9 ay” hapis cezasına ve takdiri indirim nedeniyle TCK’nin 62. maddesi gereği (1/6) oranında indirim yapılarak
neticeten “5 yıl 7 ay 15 gün” hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken hesap hatası neticesinde “3 yıl 9 ay” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayini,”
Nedenleriyle bozulmasına ve suça sürüklenen çocuk yönünden sonuç ceza miktarı itibarıyla 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
C. Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2022 Tarihli ve 2020/396 Esas 2022/113 Karar Sayılı Kararı
1. Sanık … hakkında, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 12 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Suça sürüklenen çocuk … hakkında, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 7 ay 28 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3. Suça sürüklenen çocuk … hakkında, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 7 ay 28 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkın korunması suretiyle neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suça sürüklenen çocuklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı suça sürüklenen çocuk… ile suça sürüklenen çocuk …’ın kardeş oldukları ve mağdur ile adı geçen suça sürüklenen çocukların kız kardeşleri olan tanık Aslı arasında eskiden var olan bir arkadaşlık ilişkisinin bulunduğu, suç tarihinde mağdur ile tanık Aslı’nın arkadaşlıklarının bitmiş olduğu ancak mağdurun, adı geçen tanığı rahatsız etmeye devam ettiği, olay tarihinde sanık … ve
suça sürüklenen çocukların mağdur ile bir düğünde karşılaştıkları, mağdura konuşmak istediklerini söyleyerek dışarı çağırdıkları, gidip gitmeme konusunda tereddüt eden mağdurun, sanık ve suça sürüklenen çocukları bir süre dışarıda bekledikten sonra bulunduğu yerden uzaklaşmaya başladığı, bu sırada temyiz dışı suça sürüklenen çocuk… tarafından yakalandığı, sonrasında sanık ile diğer suça sürüklenen çocukların yanlarına geldikleri, suça sürüklenen çocuk …’ın bıçakla, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk…’un muştayla vurdukları mağdurun yere düştüğü, bunun üzerine sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’in de yerde bulunan mağdura tekmelerle vurdukları, bu eylemler neticesinde mağdurun sol gözünü kaybetmesi sebebiyle organ işlevinin kaybı ve yüzde sabit iz meydana gelecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık ve suça sürüklenen çocuklar suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.
3. Mağdurun, soruşturma ve bozma öncesi kovuşturma aşamasındaki beyanları uyumludur.
4. Olay anını gören tanık bulunmadığı belirlenmiştir.
5. Sanık ile suça sürüklenen çocukların eylemleri neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan, 03.04.2015 tarihli;
“Sol gözdeki görme kaybının;
1. Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu,
2. Yüzde sabit iz niteliğinde olduğu,”
Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. Suça sürüklenen çocukların resmî nüfus kayıt örnekleri dava dosyasına eklenmiştir.
7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gerekleri yerine getirilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında İştirak Yönünden
Mağdurun gerek soruşturma gerek kovuşturma aşamasında bozma öncesi tespit olunan beyanları ile bu beyanlarla uyumlu, Olay ve Olgular başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen adlî muayene raporu ile Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında suça sürüklenen çocukların, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek yargılama konusu suçu işledikleri anlaşılmakla, her birinin aslî fail sıfatıyla sorumlu tutularak buna göre uygulamalar yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafiinin Vesaire Yönelen Temyiz Sebebi ile Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen “7 yıl 17 ay 7 gün” hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/3) oranında indirim uygulandığında tespit edilmesi gereken ceza miktarı “5 yıl 7 ay 14 gün” hapis cezası iken “5 yıl 7 ay 4 gün” ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) indirim uygulandığında hükmedilmesi gereken ceza miktarı “4 yıl 8 ay 6 gün” hapis cezası iken “4 yıl 7 ay 28 gün” hapis cezası olarak tespiti suretiyle suça sürüklenen çocuklar hakkında eksik ceza tayinleri,
a. Suça sürüklenen çocuk … yönünden temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığından ve suça sürüklenen çocuğun, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkının bulunması karşısında sonuca etkili görülmediğinden,
b. Suça sürüklenen çocuk … yönünden temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığından,
Bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Mağdurun, suça sürüklenen çocuk …’ın, bir başkasıyla nişanlı olan kız kardeşini rahatsız etmek şeklinde gerçekleştirdiği eylem yönünden haksız tahrikin varlığının sadece adı geçen suça sürüklenen çocuk yönünden kabul edilebileceği, mağdurdan sanığa ve suça sürüklenen çocuk …’e yönelen, haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir eylemin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve suça sürüklenen çocuk … haklarında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/4) oranlarında haksız tahrik indirimleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayinleri, temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar müdafii ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2020/396 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafii ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuklar müdafii ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.