YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13531
KARAR NO : 2023/1923
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/423 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü
fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 20 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir.
2. … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2015/423 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 08.06.2020 tarihli ve 2020/6864 Esas, 2020/6026 Karar sayılı kararı ile katılanın yaralanmasının yüzde sabit ize ve duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi, mağdurun haksız tahrik niteliğinde eylemi bulunmadığı halde sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması, kabule göre de orantılılık ilkesine aykırı olarak sanık hakkındaki cezada 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile (2/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2020/619 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca erteli 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl 1 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Silahla yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiğine, alt sınırdan cezalandırılmasının hakkaniyete, hukuka ve adalete aykırı olduğuna ve vesaire ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yaralama kastının bulunmadığına, suç vasfının taksirle yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın aynı Kur’an kursunda öğrenci oldukları, olay tarihinde kaldıkları yurtta sanık ile katılanın tartıştıkları ve tartışma sırasında sanığın katılanın yüzüne yumrukla vurarak, katılanı çenesinde hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte birden fazla kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın tevil yollu ikrarı, katılanların ve tanıkların beyanları, sanığın nüfus ve adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen;
a. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 24.03.2015 tarihli ve 2015/7758 sayılı;
“… mandibula sağ parasimfizyal bölgede ve sol kondiler bölgede fraktür hatları…Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı…şahısta saptanan kırıklarının müştereken; hayat fonksiyonlarını Orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu…”,
b. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 01.12.2020 tarihli ve B.03.ATK.44274076.104-2020/4536 sayılı;
“…Kişide yüz bölgesinde olay tarihindeki yaralanmasına ilişkin saptanan ameliyatla tedavisine bağlı iyileşmiş yara izinin yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı, duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflaması veya kaybı niteliğinde herhangi bir anatomik bozukluk veya fonksiyonel araz tarif ve tespit edilmediği…”,
c. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 03.03.2021 tarihli ve B.03.ATK.44274076.104- 2021/1024 sayılı;
“…Duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflaması veya kaybı niteliğinde olmadığı, yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı…”
Görüşlerini içerir raporları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına karar verilmemiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hak yoksunlukları, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Katılan vekilinin; silahla yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiğine, alt sınırdan cezalandırılmasının hakkaniyete, hukuka ve adalete aykırı olduğuna ve vesaire, sanık müdafiinin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yaralama kastının bulunmadığına, suç vasfının taksirle yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı ile amaç ve saiki dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir nedenin bulunmadığı, suçun 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen silahtan sayılan bir alet ile gerçekleştirilmediği, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru
biçimde belirlendiği, katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği ve hükmedilen hapis cezasının bir yıldan fazla olması nedeniyle adli para cezasına çevrilmesine yasal olanak bulunmadığı anlaşıldığından, eleştiri nedeni dışında hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2020/619 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararında katılan vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.