Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13598 E. 2023/740 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13598
KARAR NO : 2023/740
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Olası kastla yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hükmün daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği ve bu suç hakkında ilk kez Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihten sonra 14.06.2022 tarihinde karar verildiği, dolayısıyla inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik olası kastla yaralama suçundan bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2014/1903 Esas, 2015/1641 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Sanık hakkında mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Sanık hakkında mağdur …’e yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

2. … 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2014/1903 Esas, 2015/1641 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2019/14483 Esas, 2020/5381 Karar sayılı kararı ile mağdur … hakkında düzenlenen yetersiz nitelikteki rapor hükme esas alınarak eksik inceleme ile hüküm kurulması, sanığın mağdurlar … ve …’e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, kabule göre de mağdur …’e yönelik kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/2) oranında artırım yapılmak suretiyle ve hesap hatası yapılarak fazla ceza tayini nedenleriyle bozulmasına ve sanığın mağdur …’e yönelik eylemi hakkında kurulan hükümdeki ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. … 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2020/527 Esas, 2022/1006 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Sanık hakkında mağdur …’e yönelik olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Sanık hakkında mağdur …’e yönelik olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Suç vasfının bilinçli taksirle yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine,
2. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halindeyken, daha önceden aralarında husumet bulunan inceleme dışı mağdur … . ile karşılaştığı, aralarında tartışma ve kavga olayının yaşandığı, sanığın olaydan sonra ele geçirilemeyen tabanca ile mağdur …’ı hedef alarak birden fazla kez ateş ettiği ve bu sırada yoldan mağdur …’ün kucağında kızı mağdur … ile birlikte geçtiği, sanığın ateş etmesi neticesinde kurşunlardan birinin olay ile ilgisi bulunmayan mağdur …’ün sol omzuna, mağdur …’in ise sağ el 5. parmağına isabet ettiği ve mağdur …’ün basit tıbbi müdahale ile giderilemez, mağdur …’in ise hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkiler nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.

2. Sanığın suçlamayı tevil yollu ikrar ettiği belirlenmiştir.

3. Mağdur … aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuştur.

4. Tanıkların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

5. Sanığın eylemi neticesinde mağdur …’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 17.07.2014 tarihli ve 2014/19448 sayılı;
“…sol kol humerus orta 1/3’e paralel bölgede mermi çekirdeği görüldüğü, sol kol orta 1/3 posterolateral bölgede giriş deliği mevcut olduğu…yaralanmasının….Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı…”
Şeklinde görüş bildiren raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Sanığın eylemi neticesinde mağdur …’te meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
a. Adli Tıp Kurumu Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 17.07.2014 tarihli ve 2014/19447 sayılı;
“…sağ el 5. parmak uç kısım ampute mevcut…Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı…şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu…”,

b. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun, 09.07.2021 tarihli ve 28.06.2021-11526 karar numaralı;
“…sağ el 5.Parmak distal falanks ampütasyonuna neden olan ateşli silah yaralanmasının,
Dava konusu olaya bağlı sağ üst ekstremitedeki minimal fonksiyonel kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde OLMADIĞI…”
Şeklinde görüş bildiren raporları dava dosyasında bulunmaktadır.

7. Olay Yeri İnceleme Raporu ve Olay Yeri Krokisi, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün, 03.06.2014 tarihli ve BLS-2014/6451 numaralı uzmanlık raporu, sanığın güncel adli sicil kaydı ve tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.

8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında 6136 sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanığın 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 14.06.2022 tarihinde mahkumiyetine karar verildiği, dava dosyasının, anılan hüküm yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükmün, 5271 Kanun’un 272 nci maddesi ve devamı uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.

B. Sanık Hakkında Mağdurlara Yönelik Olası Kastla Yaralama Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
1. Suç Vasfı Yönünden
Sanığın daha önce aralarında husumet bulunan ve olay anında tartıştığı inceleme dışı mağdur … .’ye yönelik ruhsatsız tabancası ile birden fazla el ateş etmesi eyleminde, olay yerinde bulunan üçüncü kişileri de yaralayabileceğini veya öldürebileceğini öngörebilecek durumda olduğu, nitekim mağdur …’ın kaçış güzergahındaki sokakta bulunan ve olayla ilgisi olmayan mağdur … ve kucağındaki küçük kızı mağdur …’in, sanığın atışlarından isabet alarak yaralandıkları olayda, sanığın olası kast altında hareket ettiği anlaşılmakla, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Takdirî İndirim Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde, yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece; “Sanığın adli sicil kaydından anlaşılan geçmişi, dosya kapsamından anlaşılan sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışları, belirlenen olumsuz kişilik özellikleri, cezanın sanığın üzerindeki olası etkileri bir arada değerlendirildiğinde yasadaki özel indirim nedenleri dışında cezasının daha da indirilmesi için bir neden bulunmadığı mahkememizce kabul edildiğinden…” şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdirî indirim sebebi uygulanmamasına

karar verilmesi karşısında, güncel adlî sicil kaydından sabıkalı olduğu anlaşılan sanığın suça eğilimli kişiliği, fiilden sonra suç aletiyle birlikte olay yerinden kaçıp uzunca bir süre kaçak konumunda olması ve soruşturma ile kovuşturma aşamasında hakkında yakalama kararı çıkarılması karşısında Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesair Yönünden
a. Mağdur …’in olay tarihinde 1 yaş 5 ay 8 günlük olduğu dikkate alındığında beden ve ruh bakımından kendini koruyamayacak yaşta olduğu ve sanığın eylemini silahla işlediği gözetildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapılan paragrafta, aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin de gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve birden fazla nitelikli halin (5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri) bir arada gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesine göre aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlenirken, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde düzenlenen cezada orantılılık ilkesi de gözetilerek hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de bu hususlar aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

b. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında 6136 sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesi ve devamı uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, Mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek ve 5271 sayılı Kanun’un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık Hakkında Mağdurlara Yönelik Olası Kastla Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2020/527 Esas, 2022/1006 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.