Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13606 E. 2023/3321 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13606
KARAR NO : 2023/3321
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 Tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 Tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/398 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23.03.2021 Tarihli ve 2021/2189 Esas, 2021/4810 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine eylem için kanunda öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının ve ek savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmemesi, ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendinin uygulanması, sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile işlediğinin kabulü karşısında, sanık hakkında belirlenen cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendi uyarınca sonuç cezanın 5 yıla çıkartılması gerektiğinin gözetilmemesi, tekerrüre esas alınan ilam hakkında Mahkemesince ek karar ile uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, tekerrüre esas alınamayacağı, bu nedenle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 Tarihli ve 2021/228 Esas, 2022/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, eylemin sanık tarafından gerçekleştirilmediğine, ilk haksız hareketin mağdurdan kaynaklandığına, sanığın ağır tahrik altında kaldığına, tahrik sebebiyle uygulanan indirim oranına, meşru savunmaya, suç vasfının basit yaralama olarak kabul edilmesi gerektiğine, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, dosyada kati rapor bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve mağdurun arkadaş oldukları, olay tarihinde birlikte alkol aldıkları esnada sanığın telefonunun kaybolması üzerine katılandan şüphelendiği, bu nedenle aralarında tartışma yaşandığı, tartışma sırasında sanığın katılanı bıçakla yaraladığı kabul edilmiştir.

2. Sanığın ve mağdurun beyanları tespit edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mağdurun yaralanmasına ilişkin düzenlenen adlî rapor dosyada mevcuttur.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, eylemin sanık tarafından gerçekleştirilmediğine, ilk haksız hareketin mağdurdan kaynaklandığına, sanığın ağır tahrik altında

kaldığına, tahrik sebebiyle uygulanan indirim oranına, meşru savunmaya, suç vasfının basit yaralama olarak kabul edilmesi gerektiğine, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, dosyada kati rapor bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanı ve adlî muayene raporu ile saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, somut olayda meşru savunma koşullarının oluşmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut da dikkate alınarak sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasının ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, sanığın üzerine atılı eylemin şikayete tabi suçlardan olmadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mevcut deliller ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Kazanılmış Hak
Bozma öncesi kurulan hükmün sanık tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz isteminin bulunmadığı ve Dairemizin bozma ilâmında da 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın ceza tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasının belirtilmesine rağmen sanığın kazanılmış hakkı ihlal edilerek Hukuki Süreç başlığının (3) numaralı paragrafında belirtilen şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) bendinde açıklanan kazanılmış hakkın ihlal edilmesi nedeniyle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 Tarihli ve 2021/228 Esas, 2022/208 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulandığı paragrafın sonuna gelmek üzere ”1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın cezasının 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasından infaz edilmesine” şeklindeki ibarenin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.