Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13613 E. 2023/1264 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13613
KARAR NO : 2023/1264
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 Tarihli ve 2016/158 Esas, 2016/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 51 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca üç yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

2. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 Tarihli ve 2016/158 Esas, 2016/360 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 18.11.2020 Tarihli ve 2020/11861 Esas, 2020/16733 Karar sayılı kararı ile “dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 Tarihli ve 2020/486 Esas, 2021/419 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 51 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca üç yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri üzerine atılı suçu işlemediğine ve vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde resmi nikahlı evli olan sanık ile katılan arasında ailevi meselelerden çıkan tartışma akabinde sanık katılanı beden yoluyla darp ederek basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde yaralamıştır.

2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanın aşamalarda değişmez şekilde beyanlarda bulunduğu tespit edilmiştir. Katılanın yaralanmasına ilişkin İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11.12.2015 tarihli rapor dosya içerisinde mevcuttur.

3. Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Bozma sonrası duruşma açılarak yapılan yargılamada sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmadığı halde cezasından 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni olarak sayılmamıştır.

A. Sanığın Üzerine Atılı Suçlamayı Gerçekleştirmediğine Yönelik Temyiz Sebepleri
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları ile eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak tanzim olunan adlî muayene raporu karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 Tarihli ve 2020/486 Esas, 2021/419 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.